0
Olimpiyatların bitmiş olması, haliyle benim geç kalmış olan bu yazıyı yazmamı engellemez.

Olimpiyatlar harala gürele bir organizasyon olduğundan Pekin’de birçok önemli ayrıntı gözden kaçtı. Bunlardan biri de işte yukarıdaki bu fotoğrafta. Bir Çinli gazetecinin çektiği bu fotoğraf basit ama olimpiyatların en güzel fotoğrafıydı. Hiçbir estetik değer, güzel kadraj, fotoğrafçılık birikimi, imaj gibi kaygılar taşımayan bu sıradan fotoğrafın, bu kadar basit ama güçlü olmasının bir nedeni var. Görüldüğü gibi fotoğrafta, Iraklı iki kano yarışçısı, yarışta iki ABD’li kano yarışmacıyla çekişiyor… Fotoğrafçı o anı dondurduğu için yarışı kimin kazandığını bilemiyorsunuz. İşte, fotoğrafın gücü de bu: Sadece o an için sonsuz bir eşitlik! Ama her fotoğraf gibi o fotoğraf karesinin de elbette bir öncesi ve bir sonrası var, haliyle eşitlik bozuluyor… Hattı zatında sinema okulu öğrencilerine böylesi fotoğraflar güzel bir ders konusu da olur: Bir fotoğraf gösterip o fotoğrafın geçmişi ve sonrası öğrencilere ders konusu olarak verilmeli; gerisi artık öğrencilerin hayal gücüne kalıyor. Bu fotoğraf da işte böyle bir fotoğraf ama hayal gücüne gerek yok. Öncesi sadece Çin basınında yer aldı ama dünya basınıysa es geçti. … devamı!
0
(Bu yazı olimpiyatlar zamanı yazılmıştı. Üzerinde oynamalar yaptım ve son halini verdim.)
Mao Zıdong (Mao Zedong) 1963 yılında Çin Komünist Partisi’nin yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinde “Lei Fıng’den (Lei Feng) Öğrenelim” diye bir yazı yazdı. Genç yaşta bir kazada hayatını kaybeden Lei bir zamanlar Çin’in “ulusal” kahramanıydı. Lei Fıng için hâlâ, eskisi gibi coşkulu geçmese de her yıl 5 Mart günü etkinlikler düzenleniyor. Çünkü o büyük heyecanla başkalarına yardım eden biriymiş. Ancak o günlerin altından çok sular aktı ve Çin’e ulusal kahramanlar yetmedi. Çünkü dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi için artık “uluslararası” kahramanlara ihtiyaç var. … devamı!
2

(Bu yazı olimpiyatlar zamanında yazılan yazılardan biridir)
Bu yılın başından itibaren taşındığı ülkelerde Çin’in bir simgesi olarak saldırılara uğrayan, üzerinden bolca siyasetler yapılan Pekin Olimpiyatlarını yakan ateşin taşındığı meşale aslında hiç de öyle basite alınacak gibi değil.
Yunanistan kızabilir: Aslında olimpiyat ateşinin aslı Antalya Olympos’ta. Şimdiki adıyla Çıralı’daki Olympos dağındaki doğal gaz çıkışı yüzyıllardan beri sönmeden yanıyor. Türkiye’de ve Yunanistan’da bir çok Olympos adında dağ var ancak hiç birinden işte Antalya’daki bu Olympos dağının doğal ateşi yok. Tanıtım yoksulu ülkemiz bu gerçeği kullanamadığı için haliyle olimpiyatların ateşi her dört yılda bir Yunanistan’dan geliyor ve orada Olympos ateşi olmadığı için meşale herhalde “çakmak”la yakılıyor. … devamı!
2

Pekin’in bir bölgesindeki engelliler için açılan özel bir eğitim kurumundayım. Pekin hükümeti burayı gezmek isteyen tüm gazetecileri davet etti. Bu gibi yerlere gazeteciler götürülürken dünyanın her yerinde olduğu gibi elbette gidilecek olan bu türden kurumların en iyisi seçilir. Ancak ben geçen yıl da Pekin’de tesadüfen gittiğim bir engelliler ilkokulunda gördüklerimden sonra da şaşırmıştım: Son derece iyi koşullardı ve ne yalan söyleyeyim bu kadarını beklemiyordum. İşte geldiğimiz bu kurum da gerçekten insanı şaşırtıyor. Belki utanmasa sokaktaki Çinli bile içeriye girip buradaki olanaklardan yararlanmak isteyecek. Ama burada da yok yok: Okuma salonu, dans salonu, kültür-fizik hareketlerinin yapıldığı salon, vücut geliştirme bölümü, bilardo salonu, satranç odası ilk sıralayabildiklerim. Özellikle dans bölümünde kolu sonradan sakat kalmış bir Çinli dans şampiyonunun, kendisine yardım etmeye çalışan bir olimpiyat gönüllüsüne dans öğretmesi buranın en güzel görüntüsüydü. … devamı!
0

(Bu yazı da başlıktan da anlaşılacağı üzere eskidir ve 8 Ağustos tarihlidir. Gecikmeli olsun ama olsun, hiç olmamasından iyidir)
Mao Zıdong, feodal değer diyerek yasaklattığı bir çok uygulama, adet ve gelenek Çin’de gün geçtikçe daha çok değer bulmaya başladı. Örneğin Çin’de bugün evlilikler tavan yaptı. 8 rakamının uğur, bereket, şans getireceğine inanan Çinliler bugün evlilik dairelerini doldurdular. 2008 yılının 8′inci ayının 8′inci günü olması bir yana bugün aynı zamanda Çin tarihinin en önemli günlerinden biri olan Pekin Olimpiyatlarının açılışına da denk gelmesi nedeniyle Çinli gençler erken saatlerde evlilik dairelerinin önünde uzun kuyruklar oluşturdular. Ancak Çinliler bugün sadece evlilik cüzdanlarını alıyorlar. Evlilik töreni ise aylar sonra hatta gelecek yıla bile kalabiliyor. Önemli olan evlilik cüzdanlarında bugünün tarihinin olması. Bugün evlenmek isteyenler için oteller ve benzeri yerlerin fiyatı oldukça yüksek. … devamı!
0

(Bu yazı olimpiyatların açıldığı yani 8 Ağustos’ta yayınlanmıştı. İsteyen orijinal sayfadan okur, isteyen buradan okur. Yine paşa gönlünüz bilir… İşte demokrasi denilen şey de bu nitekim.)
http://www.deutsche-welle.de/dw/article/0,2144,3546371,00.html
“Dang dang” tramvayın Çincesi. Çinliler tramvayın çan sesini araca vermişler, tıpkı sivrisineğe de “vıın zı” demeleri gibi. Çienmın (Qianmen) caddesi ve bölgesi, eski Pekin’in iş merkezi. Oldukça ünlü olan bu cadde Mayıs 2007 yılından beri trafiğe kapalıydı ve yoğun inşaatlardan ötürü Pekin’in çokça şikayet edilen hava kirliliğinin en masum bölgesi belki de burasıydı. 1 yılı aşkın bir süredir onarımda olan bu cadde bugün, yani olimpiyatların başlamasına 1 gün kala tekrar yaya trafiğine açıldı. … devamı!
0

(Bu yazı da olimpiyatların başlamasına sayılı günler kala yazılmıştır.)
Tienanmın (Tiananmen) dünyanın en büyük meydanı olarak bilinse de gerçekte en büyük meydan Bakü’deki Azadlık Meydanı. Ancak her konuda dünyanın en büyüğüne sahip olma arzusundaki Çin’in, Tienanmın meydanını da dünyanın en büyüğü olarak görmek istemesi normal.
1970′li yılların sonunda “Cüce” Dıng Şiao Ping’in (Deng Xiao Ping) Çin’i dünyaya hızlı açmasının bam noktası 1989 Tienanmın olayları olmuştu. Gorbaçov’un Çin’e yaptığı ziyaretten de güç alarak başlayan ayaklanmaların ilginç mekânıysa Kahramanlar Anıtıydı. Pekin Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, ABD’nin Özgürlük Heykelinin büyük bir kopyasıyla yürüyerek bu anıtı karargâh olarak kullanmışlardı. Kahramanlar Anıtı, Tienanmın Meydanının ortasında Mao’nun Anıtkabirinin tam önünde. … devamı!
0

(Bu yazı olimpiyatlar başlamadan önce yazıldı. Ancak, işte şimdi buraya alabildim. O nedenle bu yazı neredeyse 1 ay önce yazıldı.)
Türkiye’den arkadaşlar, 1.33 milyar nüfuslu, tarihî geçmişi binlerce yıl öncesine giden Çin için “yemekleri nasıl?” diye soruyorlar? Ülkesinin nüfusu 70 milyon olan ve Anadolu’daki tarihi 1000 yıl öncesine giden bir Türk olarak “Artvin’de yemek başka, Tekirdağ’da bambaşkadır. Anadolu’nun tüm yemeklerini tadabildin mi?” gibi sorulu bir yanıt verince, yetiyor… Ajanslara Çin’in Sincan Uygur Özerk bölgesinde bir patlama haberi düştü. Sonra bu habere ekleme yapıldı; “Olimpiyat öncesi güvenlik yeterli mi?” Peki bu doğru bir soru mu? “Made in Western” bir güneş gözlüğüyle Çin’e bakıldığında gölgeler net görülmeyebilir. … devamı!
0
(Daha önce de maruzatımı bildirmiştim. Olimpiyatlardan ötürü koşturmacadan, kuru toprağın suya hasret kalması gibi burnumda tüten dragontempo günlerimden uzaktım. Eli kulağında ama, işte ufak ufak başladım. Aşağıdaki yazı 6 Ağustos tarihinde DW radyosundan. İsteyen buradan okur, isteyen linki aşağıda veriyorum. Oradan okur. Paşa gönlünüz bilir…)
http://www.dw-world.de/dw/article/0,2144,3536903,00.html
Pekin’de hava en sıcak günlerini yaşıyor. Ancak hava, Ağustos ayının ortalarından sonra yavaş da olsa sonbahara dönmeye başlıyor. Bu da olimpiyatların ikinci yarısına denk geliyor. Yani, dünya sporcuları oldukça sıcak bir havada madalya için yarışacaklar. … devamı!
1
Başlıktan bir şey anlamadınız ama işte aynen böyle! Pekin’de olimpiyatlar için gelen bir grup gazeteci Fransa’daki olimpiyat merkezinden doğru akredite olanlar. Bu gazeteciler grubu sporculara görece yakın olabildikleri gibi, yarışmaların yapıldığı spor alanlarına da girebiliyorlar. Video ve fotoğraf çekimi bir yere kadar serbest bir yere kadar değil vs vs. Daha böyle birkaç ayrıntısı daha var. Bir de akredite olmayanlar yani yarı akredite olanlar var: Pekin hükümeti sanki bunların üzerine daha bir titriyor gibi ve bunların keyifleri daha gıcır sanki. Hem kalabalıklar hem de Pekin ve Çin içinde daha fazla dolaşabilecek zamanları var: Çoğu yurtdışından gelen, akredite olanlardan çok daha fazla binlerce gazeteci. Bu gazetecilerse ne olimpiyat köyüne girebiliyorlar ne de spor alanlarına. Bir de çoğunluğu Çinli gazeteci olup hiçbir şekilde akredite olmayan ve içinde yabancıların da olduğu gazeteciler grubu da var. Bunlarsa çoğunlukla Pekin’de dolaşıp Pekin’in havasını yakalayıp çalıştıkları yayın organına aktarmaya çalışıyorlar. Bunlarsa, çoğunlukla zamanında yarı akredite hakları olup da bunu atlamış olanlar. … devamı!