‘Ulan Batur’ Kategori

0

Kurtarıcı Moğolistan yazısı

Züğürt hesabı; parası biten eski defterini açar kimden ne kadar alacağını hesaplarmış. İşte benimki de biraz o hesap oldu. Buraya yazı yazacak kadar zaman yaratamayınca, “acaba ne yapayım” diye ne zamandır düşünüyordum. Neyse aylar önce Hürriyet’e gönderdiğim bir yazı, bir süre önce yayımlanınca kurtarıcım oldu.

Ancak yazım aslında çok daha uzundu ve haberdeki fotoğraflar da bana ait değil. Belki yolda düştü belki de yetersiz kaldı, bilemiyorum! Artık başka bir vesileyle yazının tamamını ve fotoğrafları görebilmeniz umuduyla…

Yazı burada:

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11463798&p=2

0

Sı Çin Gı Rı Lı (Si Qin Ge Ri Le)

Turizm İşletmecilik okuduğum yıllar: Balıkesir tam bir öğrenci kenti ve herkes her akşam birilerinin evinde misafir. Bir akşam, biz dört ev arkadaşı caddenin karşısındaki beş arkadaşın kaldığı evdeyiz ve başka arkadaşlar da var. Geçmiş gün ayrıntıları unuttum ama durum şu: Bir kız arkadaş orada bir türkü okudu. Kız alımlı bir kız değil. En azından o zamanki bakışım öyleydi, şimdi olsa belki farklı olur, neyse. Kızın okuduğu türkü sanki bir tür ağıt gibiydi. Belki ağıt değil de ben bugünden geçmişe bakarak o türküye böyle diyorum. Kız türküyü okudu ama söylediği türkü türküden daha fazla şeydi. Sanki türkü söylenmiyor da bir tanrıçanın ezgisini duyuyordum. Mıh gibi kalmıştım. Ancak sadece ben değil herkes öyle pür dikkat kalakalmış türküyü dinlemişti. İşte tam o anda beni sersemleten bir düşünce geçti aklımdan: “şimdi bu kız türküden sonra yanıma gelse, beni sevdiğini ve hatta benimle evlenmek istediğini söylese”. Hani öyle bir atmosfer var ki evin içinde “hayır” demenin olanağı yok. Yani bana hiç de güzel gelmeyen birisine, yaktığı türküsünden ötürü zorunlu tutulma, mecbur olma, zorla zincirlenme, tutuklanma; artık her ne denirse ,hayatımız genç yaşta kayıp gidecek ve bu kız bunu sadece bir türküyle yapacak… Neyse ki türküyü bitirdikten sonra bana böyle bir şey demedi de ben de zorla onu sevmek zorunda kalmadım. Komik yahu!.. Ama diyeceğim şu ki bir türkü insanı bu derece mi etkiler!? İşte etkilenmiştim. Sonradan bu durumu ev arkadaşımla da konuşmuştuk. Konuşmadan çıkan şu oldu ki yanlış düşünmemişim, gerçekten bir kızın bir türküyle insanları ne denli değişebileceğini anladım.

İşte yıllar sonra şu aşağıda seyredip dinleyeceğiniz videodaki Çinli de bende aynı duyguyu uyandırdı. Çinli bayan şarkıcı Moğol. Büyük olasılıkla İç Moğolistan eyaletinden. Çince adı Sı Çin Gı Rı Lı (Si Qin Ge Ri Le). Moğolca adının Latince ya da Türkçe yazılışını bilmiyorum. Şarkının adıysa Mu Gı (Mu Ge). Yani kısaca çobanların şarkısı, sadece çoban şarkısı diyebiliriz, şarkının bir adı yok. Müzik Moğolca değil, Çince. Keşke Moğolcası olsaydı ama onu da bir gün bulurum buraya koyarım.

Yukarıdaki laflarımı boş verin ama diyeceğim o ki yıllar sonra sesine ve dahi güzelliğine aşık olacağım şarkıcının bir benzeri işte yıllar sonra Çin televizyonunda karşıma çıktı. O parçayı seyredip dinledikten sonra programın tekrarını bekleyip kaydettim. Bilinen o ki Moğol kızlarının güzellikleri dillere destan. (Bunu Moğolistan Büyükelçiliğinden bir kıza da söylediğimde gülmüştü. Eh, bizimki boşboğazlık canım, ama onun da hoşuna gitti tabi) Ve elbette Sı Çin Gı Rı Lı’yı daha da güzel yapansa söylediği şarkı. Şarkı sözlerinin İngilizce’sinin altyazısı videoda var; bir göz atın! Müzikle birlikte dinleyince bu parça bir aşk şarkısıymış gibi geliyor kulağa ama değil, yurdunun güzelliğini anlatıyor. Eh, ülkesini seven, böyle güzel sesli, güzel bir Çinliye aşık olmayacağız da kime aşık olacağız!

Müziğin introsu yine Moğolların geleneksel halk müziğindeki gibi gırtlaktan. (İlginç, bu mükemmel gırtlak müziğini neden biz Orta Asya’dan alıp da Anadolu’ya getirmemişiz ki!) Müzikteki ana çalgı yine Moğolların geleneksel atbaşı kemanı. Bu enstrüman bizim kemençenin kabası ama görünümü kemanı da andırıyor. Güzel sesli, güzel Moğolun videosu burada. Ne güzel gülüyor, dans ediyor, şarkı söylüyor. (bu arada sahne performansına, kostümlere, ışıklara vs dikkat edin. İddia ediyorum Çinliler bu sahne sanatları işinde dünya çapındalar, hatta bir numaralar)… Hadi siz de aşık olun bakalım:

si-qin-ge-ri-le

Aşağıdaki müzikleri de badiu.com’dan araştırdım ve indirdim. İlk müzik, aynı parçanın bu sefer bizim bildiğimiz klasik keman ile çalınışı. Aslında parçanın farklı remikslerini de buldum. Hepsini buraya alacak değilim yine de en güzellerinden birini indirdim: Bunda lirik yok sadece müzik var. Parçanın introsu bana nedense Angelo Badalamenti’nin “İkiz Tepeler”ini çağrıştırdı. Ancak ilginçtir, Camille Saint-Saëns’ın Hayvanlar Karnavalı’ndan C Minör 3 Numaralı Senfonisi’ndeki “Kuğu”sunu (Le Cygne) da bir dinleyin. Her iki müziği alt alta koydum. Bakın bakalım, acaba Saint-Saëns bu güzel bestesini Mu Gı’dan esinlenerek mi yapmış!?

mu-ge

le-cygne

Güzel sesli, güzel Sı Çin Gı Rı Lı’nın blogu da burada. Ancak burası onun resmî sitesi mi değil mi bilemiyorum. İsteyen bir göz atar: http://sqgrl.blog.sohu.com/

1

bir moğol müziği

Bazen çok şey yazmaya gerek olmuyor… Aşağıda bir müzik var. Tıklarsanız dinlersiniz. Ama bu müziği benim gibi dinlemeyin, mesela gece  yarısı 1.30′da: 8 bin kilometre uzaktan, neredeyse 1.5 yıldır göremediğiniz iki minik kızınızı webcam’den izlerken, onlara “size müzik çalayım” deyip bu müziği çalmayın… Doğrusu pek iyi gitmiyor…

durvun-nastai-khaliun

5

Her yerde Cengiz Han

mogolistan-2-305

İşte size bir Cengiz Han torunu. Fotoğrafa bakıp bakıp eminim bu soylu soydan gelmiş olduğunuza seviniyorsunuzdur. E, haklısınız. Ben de siz sevinesiniz diye yazıya böyle iç açıcı bir fotoğrafla başlıyorum. Sizler için yaptıklarımı kimseler kimselere yapmamıştır valla!

Bu arada nasıl ama? İşte Moğolistan’a bir gezi yapıp, 10 adet ayrı yazı yazıyorum. Eee, zamanım olsa 100 farklı başlıkta, farklı konulara bile girerim ama daha Çin’e hatta bitmiş olan olimpiyatlara yönelik bile bir sürü yazacaklarım var, onlar bile sıradalar. Zaman yetmiyor ki! Buraya da yazıyorum diye daha kimse çıkarıp bana beş beş para saymış değil. Bu arada, Google’la da nihayet anlaştık “her ay 15 bin 724 dolar vermeseniz reklamlarınızı ana sayfaya koymam” dedim, kendilerine geldiler. Bunlara böylesi lazım. Atacaksın fırçayı, yoksa anlamıyor bu gavurlar. … devamı!

7

Moğolistan Güzellemeleri –2-

mogolistan-3-133

  • 1. Arabaların lüks olmasından bahsetmiştim. Burada herkes zengin ama devlet fakir. Çok araştıramadım ama kurulan yeni hükümetin eski komünistler olduğu söyleniyor. Şimdilik ayrıntısını bilmiyorum. Belki de o nedenle Putin bu ülkeye yatırımla geliyor. Yoksa zor olurdu. Ayrıca bir Lenin müzesi varmış ama gezemedim. Anlattılar ve biraz karıştırıyor olabilirim: Bir restoran açılacakmış ama açılacak yer de bu Lenin müzenin orasıymış. İçeride Lenin’e dair hiçbir şey kalmamış. Bir tek kocaman büstü varmış. Bu sefer eski komünistler toplanıp “restoran buraya kurulmasın” diye gösteri yapmışlar. Ama zaten Lenin’e dair hiçbir şey kalmamış. Şimdi sanırım o koca büst varmış. Anlayacağınız bir tür turistik büst. … devamı!
5

Moğolistan güzellemeleri -1-

mogolistan-1-042

Genel bilgileri sıralayayım. Hem böylesi daha kolay:

  • 1. Çin ile Moğolların ilişkisi iyi değil. Bu tarihten beri böyle. Biz Türkiye olarak uzak kalmışız da o nedenle Çin ile ilişkimiz nötr. Bizler de buralarda olsaydık demek ki biz de Çin ile karşı kutuplarda olacaktık. Bu bir şans elbette. İlk kez şansımız yaver gidebilir.
  • 2. Yine de Çin her yerde; meyvelerde, alışveriş dükkânlarında vs. Hatta ucuz (!) olduğu için inşaatlarda bile Çinli işçiler çalışıyor. E, “Moğollar ne yapıyor?” demeyin bilemiyorum. Ben de sordum onlar da bilmiyorlar. Zengin olan Moğol “nasıl bir cip alırım” diye düşünüyor o kadar.
  • 3. Çin’deki müdavimlere kötü haber; artık kolay kolay ağlarına Moğol hatun düşüremeyecekler. İş öyle ayyuka çıkmış ki yakın bir zamanda içi dolu Moğol kızlar için Çin’den bir şirket özel uçak kaldırtmış. Bu Moğol parlamentosunun gündemine bile gelmiş. Moğolistan bu durumu Çin tarafıyla konuşmuş ve artık bundan sonra sıkı vize işlemleri olacakmış. Artık Çin tarafında kalan erkekler ellerindekiyle idare edecekler. Vah vah vah!
  • 4. Oteller falan dökülüyor. Hesapta 4 yıldızlı bir otelde kaldık ama 2 yıldız bile etmez. Neyse ki interneti vardı. Sonra daha ucuz olsun diye başka bir otele geçtim ama orada da sıcak su yoktu, internet de yoktu. … devamı!
0

Moğol müziğine devam

mogolistan-3-223

Ne yazık ki Moğolistan’da ırkçılık var. Kaçınılmaz sonuç! Keskin bir kapitalizm ve sömürünün olduğu yerde bu tabi kaçınılmaz. Ancak bu ülkede ırkçılığı azdıran o kadar çok neden var ki! Mesela en başta kiliseler ve kiliselerle birlikte varolagelen NGO yani Türkçe’siyle “Sivil Toplum Kuruluşları” adı altında cirit atan batılı ajanların kalabalığı: Bunlar Moğolistan’da inanılmaz çoklar. Düşünün, ülkemizin toprak genişliğinin iki katından 4 bin metrekare daha büyük bir alanda sadece 2.9 milyon insan yaşıyor (ki bu rakam biraz abartılı da olabilir) ve bunun 1 milyon civarı başkent Ulan Batur’da. Ancak sadece başkentteki kilise sayısı ise 380 adet! Valla yanlış okumadınız, rakam doğru. Beri yandan Pekin’de bile olmayan Irish Kafeler, Amsterdam Kafeler, şık İtalyan restoranlar vs vs. Hepsinde ful müşteri ve çoğu da yabancı. Ancak fakirlik ve pespayelik her yerde. Hükümet diye bir şey yok. Şimdi bu denli çok ajanının kol gezdiği bir yerde ırkçılık patlamasın da ne yapsın. Zaten ben bu Soros ve onun çocuklarının ortalıkta gezinen veled-i zinalarını görünce ırkçılığın tanımının tekrar yapılması gerektiğini savunuyorum. Yahu, adam bu piçlerden ülkesini koruyacak ama koruyamıyor. Zamanında bu piçlerin abileri ülke karışıkken yasaları değiştirtmiş ve yasalar şimdi Moğol’un (Burada Moğol diyorum ama siz onun yerine, Gürcistan, Türkiye, Ukrayna vs gibi ülkelerin vatandaşlarını da koyabilirsiniz) lehine değil tam tersine o ajanın lehine! Ne yapsın zavallı Moğol ülkesini korumak için?.. Eh işte bizim Moğol da yabancı gördü mü basıyormuş sopayı. Valla şimdi bu okumuş halimle kalkıp adam dövmeyi savunacak halimiz yok tabi de ama görünen köy de kılavuz istemiyor işte. Az buçuk sosyoloji okumuş olarak bu işin neden-sonuç ilişkisini kurmak hiç de zor değil. … devamı!

0

Cengiz Han’a Övgü…

Moğolların en ünlü halk şarkısı ve adından da ne olduğu belli (tıklayın ve seyredin!): 

cengiz-han

Yok, sadece müziği dinleyeyim derseniz, yine tıklayın ve hatta isterseniz bilgisayarınıza indirin. Valla sizler için bir sürü video-ses dönüştürücü programları kullandım. Bu iyiliğimi de unutmayın:

cengiz-hana-ovgu

Yıllar önce Çin Televizyonunu seyrediyorum. Uygur Türkleri (ben öyle sanıyorum) televizyonda. Ancak bir oba içindeler. Benim bildiğim onlar pek obalarda yaşamıyorlar. Ancak o an için “koca Sincan eyaletinde oba içinde de yaşayanları vardır” diye düşünüyorum. Obadakiler yerde oturuyorlar ve konuştuklarından tek tük Türkçe sözcükler kapmaya çalışıyorum. Birden; obanın içinde asılı bir Cengiz Han fotoğrafını görüyorum. Gözlerime inanamıyorum. Yahu Uygurlar’da Cengiz Han’a bağlılığın bu kadarı fazla değil mi? Hemen bir Uygur arkadaşı arayıp gördüklerimi anlatıyorum. O gülerek bana onların Uygur değil de Moğol olduğunu söylüyor. İyice şaşırıyorum. Yahu adamlar resmen Uygurca konuşuyor işte! O da bana “evet, Moğollarla ortak kullandığımız çok sözcük var” diyor. Doğrusu bunu bilmediğim için utanıyorum. Benim bildiğim Moğollarla sadece ortak dil kökeninden geldiğimiz. Ancak sözcüklerin bu derece kulağıma Türkçe geleceğini hiç ummuyordum.

mogolistan-3-170

İşte bu bana yetiyor. O zamandan beri alıyor beni bir merak bir araştırma! Başlıyorum Türk, Çin, Moğol vs nedir ne değildir, öğrenmeye, bilmeye. Araştırmalar bir yerlerde meyvesini veriyor (bu sonra yazacağım bilgilerden biri). Ama Moğolistan’a gitme durumu daha da ilgi çekici oluyor. Moğolistan’a gittiğim andan itibaren (ayrıntıları önümüzdeki günlerde yazacağım) sokaklarda kayboluyorum, kitap evlerine giriyorum, insanlarla konuşuyorum, video çekiyorum, fotoğraf çekiyorum… İşte burada sizlere düşen de binlerce yıldan beri hâlâ Cengiz Han’la yatıp onunla kalkan Moğolların müziği.

Mao razı olsun; şu CCTV Müzik kanalını açıldığı zamandan beri (sanırım bir 5 yıl kadar oluyor) hep dinlerim ve seyrederim. Orada tek tük de olsa gösterilen Moğol sanatçıların müzikleri beni alıp sonsuz Asya steplerine götürürdü. İşte bu sefer oralara gitme şansım doğdu. Özgün müziklerini buldum, sizler için buraya müziğin hem video halini hem de MP3 halini koydum. Dinleyin!

Bu, adı “Cengiz Han’a Övgü Şarkısı”nın iki özelliği var: Biri Moğolların ünlü sesi olan gırtlaktan çıkarak söylenen ve alt ve üst perde arasındaki ses aralığının müthiş inceliği ve kalınlığı. Dİnleyin göreceksiniz, orada sadece bir müzik aleti var. O müzik aletinin adı, Türkçe’siyle “At Başı Keman”dır. Aslında görünümü daha çok bizim kemençenin büyüğüdür ve müzik aletinin sapının ucunda bir at başı vardır. Dediğim gibi orada başka müzik aleti yok ve şarkı sözü haricinde sadece gırtlaktan çıkan sesler var. Müthiş etkileyici!

mogolistan-3-156

Bu at başı kemanla yapılan dünya rekoru ise Çinli Moğollarına ait:

http://www.palhaber.com/haber/yasam/yasam-genel/cinliler–at-basli-kemanla-rekorlar-kitabina-girdi.html