‘basında çıkanlar’ Kategori

0

can sıkıntısının porno film ile giderilememesi

Bu şekilde devam etsin! Yani yazmayayım ben bir süre. Yazacağım da ne olacak? Başınız göğe mi ya da başım göğe mi erecek? ABD’nin yerine “erkene”den gelip “kon”ducuların memleketimde sürdürdükleri, ”altın vuruş” darbesini mi sonlandıracağım? Paracıklarıma daha daha para mı katacağım? Çin’i dünya lideri yapacağım ve sonrasında Çin’e “bak bu, ABD’yi ve onun Yahudi yönetcilerine karşı kurgulanmış, onların silahı ile onları vurmayı amaçlayan kapitalizm pisliğiydi ve artık bitti, hadi şimdi komünizme dönelim” mi diyebileceğim? Memleketimde böylesi pis bir süreç devam ettiği sürece olacağı kesin görünen bir iç savaşı engeleyebilecek miyim (bkz. Yugoslavya örneği)? Ya da Ağrı’nın altındaki ve bilumum diğer doğu kentlerimizdeki petrolü, doğalgazı, madenleri göstertip bir kerede “bahın bahın var işte” mi diyebileceğim (ki aha diyorum işte! Ama neyse ki bilimsel verilerle demiyorum çünkü bunu yapanları öldürüyorlar netekim ve haliyle benimki bir tür blog olunca olaydan Pekin-İstanbul mesafesi kadar uzakta kalıyorum, kimse de iplemiyor, hayatta da kalabiliyorum böylece! Oh, bu bilgiyi yazdıktan sonra bile beni hayatta bırakanlardan allah razı olsun ne diyeyim!)?… Ya da Moğolistan’ın güzel kızları mı benim için deli divane olup, benim için birbirleriyle kavga edip, birbirlerine ergenekondu komploları mı kuracaklar (Pekin’in ve hadi Şanghay’ın da güzel kızlarını da ekleyeyim ben bu tanıma, ayıp olmasın şimdik)?… Bu laflar ve laf cambazlıkları listesini bıraksanız, saatlerce ve sanırım hatta yıllarca bile yazıp uzatabilirim. Uzatmayayım netekim. Sizlerin çok azının ve ama etrafınızdaki çoğu hödüğün şu; “ya iyi ama şimdi ergenekon aslında devlet içinde devlet işte, yine de bir şekilde bu olaya parmak atılması iyi oldu” denilmesine karşılık benim atacağım parmağımın boyutu aslında öte beri değildir ya! Yine de bu memleket konusu canımı sıkmaktadır işte. Etrafımızdakiler bir görmemeye başlasın, bir körlük bir âmâlık öyle böyle değil canım! Halbuki gidecek başka ülkemiz yok ve bunu görememek ne acı. ABD ne güçlüymüş ki bu yurttaşlarım göremiyorlar ve hakikaten ABD’ye de bir “helal olsun bea” demek de istiyorum bu nedenden ötürü…

Şimdi bunca lafı oturup yazdım çünkü saatlerdir yine internette dolaşıyordum, halbuki porno filmler indirip seyretsem ya! Salaklık, halbuki porno indirip seyretmek hayatıma renk katacağı ve şu kısacak adına da “ömür” denen toplam yaşam gün sayıma gün katacağı gerçeğini bilmeme rağmen, gidip ne diye bu türden haber maber okurum. İlgiçtir! Mesela bu bir tür,  ”şurada çikolata yemek varken buradaki acılı yemek yemeği yemekle” aynı şey değil midir? Yani hakikaten neden böyledir? Bunu bir psikiyatr açıklasa iyi olur vallahi… “İnsan insanın kurdudur” darb-ı meseli aslında böyle bir şey midir? Yiyiyorum kendimi yiyiyorum. Manyaklık valla billa! (aslında asıl koyan şu; insanların oynanan oyunu görememesi, bu beni deli ediyor. BU kadar mı cehalet olur yahu, of yahu)

Neyse… Daha önceleri daha iyisini okuduğunuzu sandığım şu yazıya tıklayın da değişiklik olsun. Daha önce yazdığım ve benzerlerini okumayanlara bir Çin esintisi verir dedim. Yazı baskıya girerken edit edilmiş ve azıcık kopmalar olmuş sanki ama nihayetinde yazı handiyse tamamıyla yayınlanmış. Fotoğraflarsa yok. O kötü olmuş. Halbuki abartmıyorum 30 tane felan göndermişimdir ama 30′unu da yayınlayacak halleri yok ya. İkisini seçmişler işte. Diğer fotoğrafları ve yazıları merak edenler, dragontempo’da alakalı olan konuya tıklasınlar okusunlar artık… Hadi bakalım, siz okuyun ben de şimdik porno film indireyim, he mi:

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/10205115.asp?gid=56&sz=99287

1

Çin’e otostopla gelin…

(Bu yazı, 10 Şubat 2008 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmıştı, olduğu gibi alıp buraya kopyaladım)

Şu sıralar Çin’e gelmeyi düşünüyorsanız, uçak yerine otostopu tercih edin.

Çin’de geçen haftalarda uçaklarla ilgili iki ciddi vaka yaşandı. İki vakayla ilgili çokça komplo teorileri üretilebilirdi. Ancak ne yabancı ne de Çin basını bunların üzerinde durdu. Halbuki çok ucuz atlatılan ciddi vakalardı. (Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olunca tahmin edeceğiniz gibi insanın olaylara bakışı da ister istemez farklı oluyor.) … devamı!

0

Olimpiyatlara az bir süre kala…

pekin-2008 

Yazamıyorum, herkesi Pekinsiz ve Çin’siz bırakıyorum. Hiç bana yakışmıyor! Ama napalım olimpiyatlardan ötürü yine Türk medyası tarafından aranır olduk. Bundan önce bir de Sıçuan depremi sırasında aranmıştık. Neyse ki bu sefer ki diyaloglar, ölüm kalım değil de spor üzerine. Yani “light”! Aşağıdaki yazıyı Hürriyet gazetesinin seyahat ekine göndermiştim. Haliyle bir “edit”ten geçmiş durumda. Dokunulmamış haliyse aşağıda. İsteyen buradan, isteyen ise Hürriyet’in şu sayfasından okuyabilir:

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/9573805.asp?gid=56&sz=8153 … devamı!

0

Batı Çin’e nasıl bakar? Varsayalım ‘Real Madrid’…

Real Madrid futbol takımı bundan iki yıl önce Pekin’e geldiğinde tesadüfen kaldıkları otelin önünden geçiyorum: Otelin önünde kameralar, kalabalık ve haliyle olmazsa olmaz ‘genç fanatikler’… Durup Çinli yeni yetme kızlı-erkekli gençleri seyrettim. Tümü tıfıl! Hani pek de böyle alışık da değiller otel önünde bekleyip “fan”a tezahürat yapma gibi durumlara. Kendilerini seyreden basına karşı durumu idare eder gibiydiler. … devamı!

0

“Asya Asya duy sesimizi! …”

5.JPG

Foşan (Foshan), Çin’in güneyinde Hong Kong ve Makao’yu çevreleyen Guangdong eyaletinin bir kenti. Pekin’in özellikle geceleri buz kesmeye başlayan soğuğundan sonra, 2 saat 40 dakika süren uçak yolculuğundan yere, eyaletin merkez kenti Guangcou’ya (Guangzhou) inilince sıcak insanı şaşırtıyor, millet tişörtlerle dondurma yiyor. Gecenin hafif esintisi ise Antalya’nın Ekim ayındaki gibi nağmeli… … devamı!