Dünyanın doğusundaki Çin ile Türkiye’nin doğusundaki Ağrı’nın kaderleri!
- 9 April 2009
- Kategori: 8 bin km öteden

AÄŸrı’daki en bilinen cadde, en fiyakalı cadde. Adı her yerde olduÄŸu gibi; Cumhuriyet Caddesi! Bu fotoÄŸraf seçim sonrası ilk olayların çıktığı günün ertesinde Cumhuriyet Caddesinde çekildi. FotoÄŸrafta caddenin sağında yer alan “RODİ” adlı reklam tabelasının hemen altında eÄŸilmiÅŸ olan kiÅŸi, maÄŸazasının tamamen kırılan vitrin camını deÄŸiÅŸtiriyor. Sol tarafta da görüldüğü üzere tüm kepenkler kapatılmış durumda. Sonraki günlerde de olaylar oldu. Daha çok iÅŸ yeri tahrip oldu, arabalar yakıldı vs vs
Biri Dünyanın doÄŸusundaki Çin, diÄŸeriyse memleketimin doÄŸusunda kalan AÄŸrı! Her ikisinin deÄŸiÅŸmez kaderleri var; Çin umutlu ve mutlu, AÄŸrı’ysa umutsuz ve mutsuz! Çin, kaderini kendisi çizdiÄŸi için geleceÄŸe güçlü bakıyor ancak AÄŸrı’nın kaderindeyse bu böyle deÄŸil.
AÄŸrı’nın ÅŸanssızlığıysa toprağının altındaki petrol; ve diÄŸer tüm ÅŸanssızlıklarsa sadece fasa fiso! Petrol her yere zenginlik getirirken, bu AÄŸrı ve dolayısıyla Türkiye’nin doÄŸusu için fakirlik anlamına geliyor ama bu anlaşılamıyor. O petrol orada oldukça AÄŸrı’nın kaderi daha bir süre deÄŸiÅŸmeyecek. AÄŸrılılar bana söylemiÅŸlerdi; “Biz de bilmiyoruz bu ÅŸehirde neden yaÅŸadığımızı. Ama yaşıyoruz iÅŸte!”.. Çünkü öyle isteniyor. Orada birileri yaÅŸasın isteniyor ama baÅŸta AÄŸrılılar olmak üzere kimseler bunu anlayamıyor. AÄŸrı’nın üzerinde birileri yaÅŸamalı ki, günün birinde baÅŸka birileri AÄŸrı’nın altındaki petrolü çıkartmak isterse, bu iÅŸ bir ÅŸekilde engellenebilsin. Yoksa AÄŸrı’da kimse yaÅŸamazsa, gelir petrol çıkaracak olan iÅŸ makineleri o boÅŸ toprağın üstünden petrolü rahat rahat çıkartır. Üstünde insan yaÅŸadığı için elbette engellemek daha kolay! Ama bunu kimse bilmiyor iÅŸte. Yani AÄŸrılıya gidip, “yahu senin bu memleket neden böyle fakir biliyor musun, altındaki petrolden ötürü” desen anlasa bile anlayamaz! Bu zor! Halbuki AÄŸrılıya sorsan söyler; “AÄŸrı’da yerin bir metre altında soÄŸuk su, üç metre altında da sıcak su vardır”. Bilim de der ki “nerede sıcak su varsa oranın altında petrol de vardır.” Zaten AÄŸrı’nın coÄŸrafî yapısı bile bunu söylüyor. AÄŸrılı da bilime toprağın altındaki su bilgisiyle katkı veriyor.
AÄŸrı’daki ve dolayısıyla da Türkiye’nin doÄŸusundaki petrolün varlığını kafalardan silmek için bir sürü ÅŸahane bahaneler de üretilir: Mesela; “Türkiye’ye demokrasi yerleÅŸmeli” söylemleri, “PKK” ve benzeri örgütler, ABD destekli “12 Eylül 1980 ÅŸeklindeki darbeler, “Kürtçe konuÅŸmak serbest bırakılmıyor” ÅŸeklindeki talepleri zorlayacak yasaklamalar vb. Petrol içinse ülkemizde ÅŸu türden gaz almalar kullanılır: Sizler de anımsarsınız; benim çocukluÄŸumdan beri Türkiye’de devamlı petrol bulunur ama o petrol bir türlü çıkmaz! Dönem dönem Hürriyet gazetesinde ne hikmetse Karadeniz’de, Ege’de, Anadolu toprağının bilmem neresinde petrol bulunduÄŸu müjdesi verilir ama o haberin gerisi gelmez. Nedense AÄŸrı’daysa hiç petrol bulunmaz, hep baÅŸka yerlerde bulunur ama o haberin de gerisi asla gelmez, sadece gazete haberi olarak kalır. Yani bir ÅŸekilde Türkiye’nin petrol konusunda gazı alınır… Åžimdi ben bunu yazdım, bakın birkaç ay sonra Hürriyet gazetesinde Türkiye’nin bilmem neresinde yine petrol bulunduÄŸu haberi çıkacaktır! Bu haber Türkiye’nin deÄŸiÅŸmez kaderinin sadece bir parçasıdır.
AÄŸrı’nın dolayısıyla Türkiye’nin deÄŸiÅŸmez kaderi budur. Hep bir ÅŸeyler kırılıp yıkılır. Kırmak kolay da yapmak zor olan. Bir yapı yıkılırken harcanan zaman süresi kadar zamanda aynısı yapılamıyor; insanın elinde sihirli deÄŸnek yok ki 2 dakikada yıktığını 2 dakikada yapabilsin! Yıkıldı mı yıkılıyor ve tekrar aynı haline getirmek için köprünün altından daha çok suların akması gerekiyor. AÄŸrı’da da bir sürü ÅŸey kısa zamanda yıkıldı ve yeniden yapmak daha uzun zaman alacak. Türkiye’de de çok uzun zaman çok ÅŸeyler yıkıldı ve yapmak çok çok daha uzun süre alacak. O nedenle “seçimler”, “bilmem ne örgütü liderleri”, “baÅŸ örtüsü”, “demokratik mi deÄŸil mi” vs vs nedenlerle zamanımız yitip gidecek.
AÄŸrılı seçim sonrası çıkan olaylardan dolayı da veryansın etmiÅŸ durumda. Olaylardan ötürü “bir daha DTP buradan asla oy alamaz” diye konuÅŸuluyor. Halbuki sorun “demokrasi” adı altında Türkiye’ye dayatılan sistemin kendisinde (batılı yutar talkımı, bize verir salkımı). Bu çözümsüzlüğü daha da karmaşık yapıyor. Cem Yılmaz’ın bilge kiÅŸiliÄŸinin fışkırtıverdiÄŸi “eÄŸitim ÅŸart” veciz sözünün gerçekliÄŸi de o yalapÅŸap demokrasimizin üstüne eklenince, olan yine ömrü kısacık süren insanlara ve güzel ülkemize oluyor. AÄŸrılılar da AÄŸrı’da neden yaÅŸadıklarını bilemeden yaÅŸlanıp gidiyorlar, bizler de Hürriyet gazetesinde çıkan haberlerle avunup duruyoruz.
Halbuki hem Türkiye’nin hem de Çin’in AÄŸrı’daki o petrole ne kadar çok ihtiyacı var. Dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olan Çin’de “enerji” en can alıcı konu. Petrol de en büyük “enerji” kaynağı olunca Çin’in bu altın sıvıya inanılmaz gereksinimi var. Türkiye o bir sürü batılı ÅŸirketlerle birlikte memleketimizde petrol arıyor (!) ve var olan petrolü bir türlü bulup çıkartamıyor. Halbuki onun yerine Çin ile birlikte petrol arasa o zaman hem AÄŸrı’nın hem de Türkiye’nin tüm sorunları çözülecek.
Ama bunu kime, nasıl anlatırım ki? Anlatamıyorsam da en azından iÅŸte buraya yazıyorum. Günün birinde bu yazının bir anlamı kalmayacağı kesin ama esas mesele ÅŸu; iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ olacak mı olmayacak mı?…
Great work.