0

Harbin’den çirkin ve güzel manzaralar

  • 12 February 2009
  • Kategori: Harbin

harbin-1

Pazar günü sabahın köründe uyandırılır mı? En gıcık olduğum şey! Haftanın tüm saatlerini sepete koyuyorlar, Pazar sabahı iş yapıyorlar: Harbinli organizatörler haftanın tüm günlerini ve diğer saatlerini bırakmışlar beni Pazar sabahı uyandırıyorlar. Dellenmemek içten değil ama “sen misin beni uyandıran” dedim ve aldım sazı elime:

harbin-2

Şöyle ki; Harbin’de Şubat ayı içinde Üniversitelerarası Kış Olimpiyat Oyunları düzenlenecek. Ben de gazeteci olarak başvurumu yapmıştım. Nedense onların istediği başvuru zamazingoları onlara yeterli olmamış ki Pazar sabahının köründe telefonla arayıp vizemin bir de kopyasını istediler. Halbuki Çin Dış İşleri Bakanlığı tarafından verilen resmî gazeteci olduğuma dair kartın fotokopisini de göndermiştim. Bunların yaptığı işgüzârlıktır ve bunun dışında, çevreye zarar ellerinde kâğıt kalabalığı, başka da hiçbir şey değil! “Tamam gönderirim” dedim ve tabi ki göndermeyeceğim ve onlara nasıl çevreye duyarlı olunur, neden Pazar sabahının köründe insan uyandırılmaz, neden boş işlerle uğraşılmaması gerekir vb konularda bilahare bilgilendirmiş olacağım.

harbin-3

“Gönderirim” dedikten sonra lafa girdim: “Bakın” dedim, “üç yıl önce oradayken de sizin resmî yetkililerinize de söylemiştim, o soğukta buz gibi havada köpekleri ve o şartlarda yaşamaya alışık olmayan bilumum hayvanları, insanları taşıyan kızaklara koşuyorsunuz. Hayvanlar kutup ayısı değil, o koşullara alışık değiller ve tir tir titriyorlar. Haliyle kımıldayıp duruyorlar bu sefer de o hayvanların sahipleri ‘kımıldıyorlar’ diye hayvanlara ellerindeki sopalarla vurmaya başlıyor. Ben oradayken yetkilileri uyarmıştım ve görünen o ki siz hiçbir şey yapmamışsınız. Geçtiğimiz Bahar Bayramında bir arkadaşım Harbin’e geldi ve orada çektiği fotoğrafları bana gönderdi. Fotoğraflar benim üç yıl önce gördüğüm manzaranın aynısı, yani değişen bir şey yok. Orada hâlâ hayvanlara eziyet ediliyor. Ancak bu sefer oraya gelecek olan dünya medyasından gazeteciler bu görüntüleri atlamaz, benim gibi sizi uyarmaz ve haberi patlatır. Ondan sonra uğraşıp durursunuz” dedim.

harbin-4

Bunu anlattığım kızcağızın İngilizcesi pek iyi değildi ama anladığını sanıyorum. İki gün sonra Harbin’den bu sefer başka birisi, başka bir konu için aradı. Onunla da bu hayvan eziyeti konusunu konuşunca benim kim olduğumu anımsadı. Genç çocuk bana, “sizi biliyorum, ancak bizler burada gönüllüyüz, bizim bu türden işlere müdahale yetkimiz yok” dedi. Anladım ki konu orada konuşulmuş ve orada kalmış. Ben ona yine, “bak, bu konuyu benim anlattığım şekliyle üstlerine rapor et. Etmezsen ve dediklerim gerçekleşirse senin başın ağrır. Ancak ettiğin halde onlar bir şey yapmazsa, en azından sen görevini yapmış olursun, sen toğu görevlilere at, onlar ne yapacaksa yapsınlar” dedim… İşte o fotoğraf da bu:

harbin-5

Eee, gönüllü olmak, insanı Pazar sabahı uyandırmaya benzemez. Sorumluluk üstleneceksen üstlen, yoksa paşa paşa otur evinde…

harbin-61

İşte iki hafta kadar önce yukarıdaki fotoğrafları bana bir arkadaş gönderdi. O da gördüklerine dayanamamış ve basmış deklanşörüne. Sağ olsun benimle bu konuyu paylaştı ve ben de gerekli yerlere bunu yine bildirmiş oldum ve onun çektiği bu fotoğrafları da Harbin’deki organizatörlere gönderdim.

harbin-9

Böylece Harbinlileri bundan sonra doğacak olası kötü haberlere karşı uyarmış oldum. Sonuçları birlikte göreceğiz.

harbin-7

İlk beş fotoğraf arkadaşın çekip gönderdiği fotoğraflar. Diğerleri ise benim üç yıl önceki Harbin ziyaretim sırasında çektiğim fotoğraflar. Bakın fotoğraflara ve güzel yontularla içinizi ısınsın.

harbin-101

Bende daha bir sürü fotoğraf var ama hangi birini buraya koyayım? Şimdilik bunlarla idare edeceksiniz.

harbin-8

Mesaj Bırakın!