Boktan yıllar…
- 5 February 2009
- Kategori: Çin'in girdapları
Yani bok derken “tezek” diyorum. Şimdi, bu yıl Çin’de öküz yılı. Bu yıla inek, sığır, boğa vs ne derseniz diyin.
Öküzü bilir misiniz, iyi sıçar; lööööp diye. Bilmem sizler bu inek sıçmasını hiç gördünüz mü? Ben küçükken gördüm ve bilirim. İstanbul Beylerbeyi’nde oturuyoruz o zamanlar. Yukarıda Küplüce mahallesindeyiz. Oraya Anadolu’dan kopup gelen çoktu. Çoğu da Karadeniz kıyılarından. E, haliyle adetlerini ve alet edevatlarını da bırakacak değiller. Hayvancılığı da getirmişler ve İstanbul’un göbeğinde de devam ettiriyorlar. 1973-74 yılları vs. Yerleşim yerimizde büyüklü küçüklü boynuzlu hayvanın her türlüsü var. Hatta hayal meyal anımsıyorum, boğa güreşleri bile olurdu. İşte bu hayvanların bir sıçması vardır, amanin! Lööööp diye düşerdi. Bu löp sesi ve bokun yayılımı zeminle ilişkilidir elbette: Düz ve sarih bir zeminse etkisi büyük olurdu.
Ama işte bok deyip geçmeyin. Son derece yararlı bu, hele ki fakir insan için. Alıp bu hayvanın bokunu (diğer adıyla tezek) yakacak olarak da kullanırlar. Anadolu’da bunun maddî değeri çoktur mesela. Özel olarak bu tezekler toplanır, kurutulur ve kışa ısınmak depolanır. Yani, bok deyip geçmeyin!
İşte Çin’de de böyle. Bu yıl bu hayvanın yılı. Çin’de bu inek, sığır ya da öküz işte her neyse çok saygı duyulan ve sevilen bir hayvandır. Öyle de değil midir; etinden, sütünden, derisinden, tarlayı sürmek için gücünden yararlanılan bu hayvanın işte boku da değerlidir.

Mesela özellikle Yüinnan (Yunnan) eyaletinde bu hayvanın boku aynen bizim Anadolu’daki gibi tezek olarak değerlendiriliyor, büyük olasılıkla Çin’in her eyaletinde de böyledir.
İşte; Çinlilerde geçmişe ihanet olmaz. Toprağa, vatana, geçmişteki fakirliğe ve yüzde 60′ı halen kırsal kesimde yaşayan insanlara ihanet olmaz. Çinliler daha yakın bir zamanda fakirlikten geldiklerini unutmazlar. Henüz 50-60 yıl kadar öncesine kadar açlıktan ölenlerini unutmazlar. Anne ve babalarının ölmemek için ağaç köklerini yediklerini bilirler, şimdiyse bir lokantaya gittiklerinde en fazla iki bilemediniz üç kap yemek ısmarlarlar çünkü içinde bolca et olan bu üç kap yemeği bitiremeyecek kadar yemek kapları büyüktür. Doğru mudur bilemem ama ben hep bunu geçmişte yaşadıkları bu olumsuzluklara veririm: Açlıktan ölen bu insanların çocuklarının yemek kapları şimdi dolu dolu, ucuz ve çokça da etli.
Yani, kısaca bu ülkede ihanet olmaz; ihanet vatan hainlerinin işidir ve bizim ülkemizde de ne yazık ki çokça vardır. Neyse, işte Çin’deki kentlerde yaşayan adam da bu hayvana değer verir: Bu hayvanın bokunu alır, bundan şişme bir oyuncak yapar ve kentin orta yerinde satar. Bu boku satın alanlar da satanlar da bana bir sürü poz verdiler; hem videoya kaydettim hem de fotoğraflarını çektim.
Halbuki başka yerde mesela ülkemizde inek, öküz aşağılanmayla eşdeğerdir. “Öküz adam” deriz, çalışkan öğrenci için “inek gibi çalışıyor” deriz. “Ne sığırsın anlamıyorsun” deriz, deriz de deriz. Ama Çin’de inek tam tersine mükemmellikle, en üst düzeyde yer almakla eşdeğerdir.
Bir Çinli birisini taktir edeceği zaman şöyle yapar: Diğer parmakları içe katlayarak işaret parmağını karşısındaki kişiye hani bizim de yaptığımız gibi “çok iyi” anlamında hızla uzatır ve Çince “öküz” (niu) der. Bu işaretle birlikte bu öküz seslenişinin anlamı “çok iyi”, “mükemmel”, “en üstün” anlamındadır. Ama bu hayvanı bizler ne yazık ki aşağılamışız; çağdaş olacağız ya!
Bakın bakalım (kendiniz dahil) etrafınızda bu nitelemeyi hak eden kaç “öküz” var?




