Restoranda müzayede
- 20 December 2008
- Kategori: Çin'in girdapları
İnsanlara Çin’i anlatmak kimi zaman çok zor oluyor. Artık “görece” buralarda yılları eskitmeye başlayan ben bile bazen bu ülkede gördüğüm ve duyduğum şeylere hâlâ ağzım açık kalabiliyor. Zaten Çin’i Çin yapan en güzel şeyler de insanın ağzını açık bırakan bu türden şeyler.
Restoranda resim satışını Türkiye’de göremezsiniz. Bilmem dünyanın başka bir ülkesinde var mıdır? Fotoğraftaki yer bildiğimiz bir restoran. İşte bu restoranda, restoran işletmesi kafasına estiği an çalan müziği durdurup fotoğraftaki gördüğünüz gibi resim satışı yapıyor. Hem de “bu resmin fiyatı şudur var mı alan” diye sormuyor da ”açılış fiyatı bu, var mı artıran?” diyor. Kısacası resimler açık artırmayla satılıyor. Böylesi bir durumu başka bir yerde zor görürsünüz. Ama işte Çin’de böyle. Hem yemek yiyorsun, hem de arkanda birileri bidi bidi bişiler demesini dinleyerek ve açık artırma usulüyle yapıldığından ötürü de heyecanla birilerinin bir sanat yapıtına ne kadar ödediğini seyrediyorsun.
Buradan sosyolojik bir sonuç çıkartacak falan değilim. Çin’in aslında ne denli farklı bir yapısı olduğunu siz de gözlerinizle görün diye bunları buraya alıntılıyorum. Restoranda resim satışını önce ilk 4-5 yıl önce görmüş, çok şaşırmıştım ve elbette o restoranda benden başka şaşıran da yoktu. Birkaç kez rastladıktan sonra, işte yine bu sefer yanımda fotoğraf makinem varken rastlamış oldum ve sizin için fotoğrafladım… Hadi söyleyeyim. Bir resim de ben aldım. Daha önce de restorandaki bir satışta güzel bir bambu resmi almıştım. O resim Türkiye’deki evimde duvarda asılı. Bu sefer de çok güzel Çince yazıyla ancak kaligrafi yani hat sanatıyla yazılmış bir resim aldım. Çinli sanatçı, Çince “at” yazısını şaha kalkmış ve koşan bir at şeklinde yazmış. Atın üstüne de zenginliği çabuk getir gibi bir anlamı olan Çince iki karakter oturtmuş. At olduğu için aldım çünkü ben Çin falına göre at yılında doğdum. Öyle burç-murç gibi acayipliğimiz yok ama baktım benim atı açık artırmada alan yok, ucuza kapıverdim. Bu arada Çin falı dedim ya! Biliyorsunuzdur muhtemelen; Çin falı aylık değil yıllıktır ve 12 hayvan her yıl döner durur. Ama bilmediğiniz şudur: Aslında Çinliler bu hayvan yılını Türklerden almıştır. Yani Türkler şu Şamanizm dönemlerinde falan hayvan yılını kullanırlarmış. Biz Asya’yı bırakıp daha uzak diyarlara göçünce Çinliler de bizim bıraktığımız güzel olanı havada kapıvermiş: Tıpkı bizim Anadolu topraklarından gelip geçen onca uygarlığın güzel olanlarını kapmamız gibi. Çinlilere bu hayvan falını biz Türklerden aldığınızı söyleseniz size garip bakarlar, çünkü bilmezler. Olsun artık siz biliyorsunuz ya!.. Bu fal konusunun ayrıntılarını daha sonra yazarım…
İşte restorandaki müzayededen laf lafı açtı, fala, ata, Türk’e vs geldim. Zaman olsa ben daha nerelere giderim. Neyse ki saat geç oldu da sizleri yine destan gibi yazılarla sıkmamış oldum.
Nasıl ama? Restoranda karnınız güzel yemeklerle doyarken beyniniz de güzel resimlere doyuyor. Daha ne olsun…


What a nice theme
Gördüğünüz gibi… Alicia da sitemizden etkilenmiş ve Türkçe anlamadığı halde internet sitemizin “tema” tarafını beğendiğini dile getirmiştir… Kendisinden allah razı olsun diyor ve en yakın zamanda türkçe öğrenerek aramıza katılmasını istiyoruz. Hadi bakalım… Oh valla…