0

Çölleşme…

ningsia-314

Ningşia (Ningxia) Hui Özerk Bölgesi!.. Bize burayı “fakir bir eyalettir” diye tanıttılar. Alçakgönüllülük mü yoksa hakikaten farkına varmamak mı bilemiyorum ama insan eyaleti gezdikten sonra; “fakiri buysa zengini kimbilir nasıl” diyor. Nihayetinde Çin’deki en küçük toprak parçasına sahip eyaletlerden biri olmasına rağmen doğal olarak tümüyle gezemedik ancak “bir uçtan bir uca gittik” denilebilir. En azından görülmesi gereken yerleri gördük hallice. Gerçekten yaşanılası güzel bir yer. Zamanım bol olsa gözümğü kırpmadan bir yılımı burada harcarım. Çok güzel yerler. Güzel yerler bir yana işte hayatın tam gerçeği olan çölleşmeden ötürü yok olan yeryüzü gerçeği de var… Ningşia’da bizi bir bölgeye götürdüler ki benzeri haberler dünya basınında bolca yer aldı. Meselenin adı: “Çölleşme.”

ningsia-286

Eyalet merkezi Yinçuan’ın handiyse 2 saat kadar uzağına düşen bir köye geldik. Köyde yanılmıyorsam artık 20 dolayında insan yaşıyor. Gençlerin hemen hepsi başka eyaletlere çalışmaya gitmiş, daha genç olanlarıysa Yinçuan’daki okullara dağılmışlar. Yaşlılar, benzeri her yerde olduğu gibi burada da “bekçi” konumundalar. Neyi beklediklerini bilmiyorlar ama buradalar, ayrılamıyorlar da.

ningsia-352

Tek geçim kaynakları hayvancılık: Orda burda keçiler, domuzlar ve tavuklar geziniyor. Artık çoraklaşmaya yüz tutmuş topraklarda ne bulabiliyorlarsa onu yiyorlar. Gündüz vakti köyde kalmış üç kişiyi gördük. Devlet onlara buradan ayrılıp başka bir yerde yaşamaları için para yardımı yapıyormuş ama para yetersizmiş, “verdiklerini alıp nereye gideceğiz, yetmez ki” diyorlar. Sessiz çığlıklarını ne yazık ki biz gazeteciler de dahil olmak üzere -kendileri gibi dünyanın her hangi bir noktasındakiler gibi- kimselere duyuramıyorlar. Görevi yapıp, haber yapsak bile kimin umurunda! Herkes sadece kendi cebini düşündüğü için “çölleşme”ymiş, oradaki “20 köylü”nün geleceği”ymiş, kısaca ”hadi canım sende” oluyor işte. Artık Çin’de de kapitalizm var ve Mao son görevini Kültür Devrimini başlatarak yapmıştı (sonunun öyle olacağını bilseydi asla başlatmazdı o ayrı!) ama baş edememişti. Şimdi “devlet bize az para veriyor” lafı, bu kapitalist düzen içinde yok olup gidiyor. Ben kendi adıma yine de bu köylülerin geleceğinden umutluyum. En azından ülkelerini yöneten parti Çin Komünist Partisi.

ningsia-327

İşte, yine de devlet onlara para yardımı yapmaya çalışıyor. Devletinse köylülere verdiği bu para karşılığında onlardan hiç bir beklentisi yok, sadece artık belki de 4-5 yıl sonra tamamen çölleşecek bu topraklardan kurtulmaları için karşılıksız para teklifi yapıyor o kadar. Çünkü Çin devletinin de küresel ısınmaya karşı direnecek gücü yok. ÇKP buna engel olamadı. Zamanında komünist bloğa dahil olan Çin’in de en büyük rakibi olan kapitalist dünyanın açları işte bugünü hazırladılar. Artık Çin de Türkiye de ABD de Afrika da hızla sonu gelmez bir çölleşmeye doğru gidiyor. Kaçış yok! Hep beraber yaşayıp göreceğiz. Ben bir kısmını Ningşia’da gözlerimle gördüm. Gördüğümü de işte hasbelkader size yazmış oldum.

ningsia-340

Beni evlerine konuk eden bu insanlar sadece oturacak bir köşe gösteriyorlar o kadar, elime tutuşturacakları bir bardak çayları bile yok demek ki. Topraklarını sonlandıran çölleşme gibi, kendilerini sona hazırlayan sigara ise ellerinden pek düşmüyor. Sanki her sonu belirsiz (ya da belirli mi demek lazım) kişinin yaptığı gibi, sigarasından bir fırt çekip ilerilere, uzaklara bakıyorlar. Bazen de işte yukarıdaki fotoğraftaki gibi gülerek yüzüme!

ningsia-276

Köylülerin Mao Zıdong’un (Mao Zedong) duvara asılı fotoğrafından başka kendilerine umut verecek çok da fazla bir şeyleri kalmamış; şehirlere göç etmiş çocuklarıysa onların elle tutulur tek gerçekleri. Yine de bize gülüyorlar, biz de elimizde içten gülümseyerek onlardan dostluğu esirgemiyoruz. Sigara içenin sırtına dostça şöyle bir vurup “içme öleceksin” diyorum. Gülüyorlar. Gelip geçiciyim. Akşam yiyecekleri bir tas yemekteki konuları muhtemelen ben olacağım işte o kadar. Zaten yeteri kadar “vei guo rın” görünümümle, boynumdaki fotoğraf makinemle, giyimimle, kuşamımla hiç de onlar gibi olamam, bunu da zorlamam, zorlamadım da… İşin kötü tarafı hiç böyle şeyleri sevmediğim halde ben de bu kişileri alıp buraya konu edindim. Ancak neyse ki benimki ”sıfır” ticarî bir durum. O nedenle rahatım. Zaten çölleşmenin bam noktası da bu işte. Kaçınılmaz gerçek. Adını “çölleşme” diye aslında hatalı bir şekilde dile getirdiğimiz lafın özü ”kapitalizm”in tam gerçeği. Adına bilimsel olarak “çölleşme” deseniz de bu aslında kapitalizmin yalın gerçeğidir. İnsanları insanlıktan çıkaran, yalana dolana sokan, entrikalar çeviren, kırıcı olan, para için “adam” satan ve tamamen yalan üzerine kurulu sistemdir. Bunu hem çevrenizde olup bitenlere bakarak (kişilerdir bunlar, ademoğlu dediğimiz kişiler) hem de işte ABD’de başlayıp adım adım dünyanın üzerine karabasan gibi çöken finans krizinden de anlarsınız… Lafı gelmişken, sistemin içindeki bu türden ademoğulları hâlâ görülemiyorsa, bu ya salaklıktandır ya da artık beyin de çölleşmiştir. Salaklığın en azından bir çözümü var: O da zamanın akıcılığında bir gün gerçekle yüz yüze gelme olasılığıdır. Ancak beynin çölleşmesinin çözümüyse yok. Nedeniyse çölün içinde yaşandığının farkına varılamamasıdır. Çöl bir gün onları da yer; işte çökmeye başlayan ABD ya da işte Ningşia’daki bu çölleşme gibi. Kaçınılmaz! Şimdilik idare ediyorlar o kadar.

ningsia-320

(NOT: Hmmm, çok kullanılan ve çok beylik bir laf gibi duran bu “para için adam satan” lafını nedense pek tuttum. Şu günlere pek cuk düştü ve denk geldi. Hadi bakayım kimler bu lafı kendisine yamayabilecek. Hı? Zor değil mi? Yemiyor değil mi?)

Mesaj Bırakın!