12

Orhun Yazıtlarında Çince yazı olduğunu bunun da Çinli-Türk ilişkisinin çok daha eskilere gittiğinin bir kanıtı olduğunu hanginiz biliyor?

mogolistan-2-187

Yaaa, bilmiyordunuz. Siz oradaki yazıların tamamen “ilk Türkçe yazılar” olduğunu sanıyordunuz değil mi? Ama değil işte… Durum şu: Orhun ya da diğer adıyla Göktürk yazıtlarının üzerinde Çince yazı da var. Ama bundan bihabersiniz o ayrı!

Şöyle açıklayayım: Bildiğiniz gibi Orhun yazıtlarında iki ana blok taş var. Hah, işte bu taşların üzerinde de yazılar vardır. Mesela birinde “Bilge Kağan şunu dedi, bunu dedi” şeklinde. Ancak bu iki yazıttan biri olan Kültigin Yazıtının bir yüzünde tamamen Çince bir yazı var. Bunu görünce gözlerim fal taşı gibi açıldı. Çünkü kimi Çince karakterleri ben bile okuyorum, yani bugün bile kullanılan bazı Çince karakterler var. “Yahu bu ne? Nereden çıktı bu Çince yazılar.” Sizin haberiniz var mıydı?

mogolistan-2-190

İmdi, elbette bilen biliyor; yani işin uzmanları, akademisyenler, konuyla ilgilenenler vs bu Çince yazıları biliyorlar. Ama çevremde kimse sorsam bu Çince yazılardan haberi bile yok. Ama bu yazıtlar biz Türkler için önemi çok fazla olarak bilinmiyor mu? Biz, “Türk” sözcüğünün geçtiği bilinen en eski yazılar olarak biliriz bu kitabeleri. Bu yazıtların üzerinde yazılanlara bakarak tarihimize yön vermiyor muyuz? İyi ama şu ana değin neden bu yazıların üzerinde Çince yazıların da olduğundan hiç bahsedilmedi bizlere? Ya da üzerinde hiç durulmamış ve halen de durulmuyor?

Elbette bunun tek nedeni var o da “görmemezliğe gelmek”. Hani Çin’den uzak kalacağız ya; amaç o! Özellikle de komünist Çin’den uzak kalacağız ya ondan bu körlük. Halbuki Atatürk DTCF’yi (Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi) kurdurtarak Türklerin geçmişinin araştırılmasını istiyordu. Ancak Atatürk öldükten sonra ancak biz bu yazıtlara ulaşabildik ama elbette Çince ve haliyle Çin görülmek istenmedi. Çünkü Çinliler komünistlerdi… Ne diyeyim, komünizm sizin götünüze girsin! Tövbe tövbeee. Ama detirtiyorlar işte. Komünist diye diye memleketin ağzına sıçtığınız yetmedi üstüne üstlük bir de tarihten de bizi uzaklaştırmışsınız, belli işte. Pezevenkler ordusu sizi (Kusuruma bakmayın ağzımı bozdum, ama sinirleniyor insan yahu)

mogolistan-2-220

Moğolistan’dayken kendini bu işlerin uzmanı sanan bir Türk adamın (adını hakikaten hiç kaydetmemişim ve iyi ki de kaydetmemişim, yoksa başlardım onu burada kalaylamaya) bu yazıtlarla ilgili bir kitabı da geçti. Yazıtlar üzerinde Çinceyle ilgili tek bir sözcük dahi yok. Şimdi ne denir bu adama ya da bu adam gibilerine? Bunlar bilimci mi? Bunlardan bir bok olmaz!

mogolistan-2-213

Şimdi açın interneti şu üç sözcüğü aratın: Orhun Yazıtları Çince. Tüm sayfalardaki bilgilerin aynı olduğunu göreceksiniz. Dallamalar topluluğu hesapta internet sayfası yapmışlar. Ama hepsi birbirinden kopyalamış o kadar! Ne bir bilgi eklemesi, ne bir üretim. Tek bir yaratıcılık, başka tek bir bilgi ekleme yok. E, bizden ne olur ki? Bir de Çinliler suçlarız “taklitçi” diye, ulan bizim hayatımız taklitçilik olmuş be!

Bu Orhun Yazıtları sözcüklerini azıcık daha aratın bakın neler göreceksiniz. Ben söyleyeyim hemen: Türklerin ilk şaheseri, Türklerin şaşırtıcı numunesi, Türklerin şusu, Türklerin busu, bu böyle devam ediyor… O yazıları buraya alıp kopyalamak isterdim ama iğrendim valla. O kopyayı alıp buraya koyasım gelmedi. Sanki burası da kirlenecekmiş gibi geldi. Ancak işte hiçbirinde Çinceyle ilgili bir şey yok. İnternet dünyamız bu kadar anlayacağınız.

mogolistan-2-237

Şimdi aslında son önemli bilimsel bilgi şu. BU da size büyük bir kıyak olsun hadi: Bu bilgiyi bu kopyalama internet sayfalarında bulamayacağınızı söyleyeyim. Çünkü hiçbir yerde yok. Eli ayağı düzgün bilimcilerimiz yazıtlardaki bu Çince yazılara bakarak diyorlar ki (yazıtta Kül Tigin’in -ya ad Bilge Kağan mı?-ölümü nedeniyle zamanın Çin imparatorunun taziyesi yazıyor) bu yazıtlar belki de ilk olarak Çin imparatoru tarafından bizimkilere hediye ediliyor ve sonradan diğer Türkçe yazılar bu yazıtlara ekleniyor. Nasıl bilgi ama? Bu öte beri bir bilgi değil! Zaten o diyarlarda araştırmalar yapılabilse Türklerin yazılı tarihine ilişkin çok daha eski yazılar bulunacağı kesin. Zaten Orhun Yazıtlarının üzerindeki yazı bilgi ve birikimine bakılıp, Türklerde çok daha eski bir yazılı edebiyatın olduğu söyleniyor ama ele geçilebilen bir şey yok (bu bilgilere ulaşabilmek elbette biraz da güçlü ülke olmakla ilgili bir şey)… Hadi bu bilgi bir yana, değil Türk tarihini dünya tarihini değiştirecek çok ciddi tezler de var. Henüz netleşmediği için ben kalkıp burada bilimcilerin tekelinde olan bu bilgileri yazmayayım: Onlar emeği harcayan kişiler, onlar açıklamalı ben kalkıp burada yumurtlamayayım, emeğe saygısızlık olur. Ama en azından şu bilgiyi vereyim belki sizin de dünyanız biraz değişir: Türklerin Orta Asya’da geldiği söyleniyor ya, hah işte aslında Türklerin çok daha önceleri başka yerlerden Asya’ya geldiği söyleniyor. Sonradan yani işte bugün bulunduğumuz Türkiye’ye falan geri dönmüşüz.

mogolistan-2-319

İşte bu aşağıdaki fotoğraflar Orhun Müzesinin açılışından. Tarihî bir an aslında. Binlerce yıldır Moğol steplerinin kumuna, soğuğuna, güneşine yine iyi dayanmış olan taşlar artık bir bina içine korumaya alındı. İçerideki tuvalet kokusunu da hallederlerse iyi bir iş çıkmış ortaya. Oradaki cahil kalmış halk için de kutsalmış bu taşlar. Adamalara gidilip durum anlatılmaya çalışılmış, höt zöt etmişler biraz ama sonra kabul etmişler haliyle. O gariplerin de bu taşlardan başka bir şeyleri yok ki!

mogolistan-2-278

Bu aşağıdaki motorlu Moğol kandaşla muhabbetimiz pek iyi oldu. Sonrasında aldı beni motorunun arkasına bu Orhun Müzesinin etrafında bir tur attırdı. Ben de elde kamera avare avare step çektim. Ne çekecektim başka. Stepten başka bir şey yok ki çekeyim.

mogolistan-2-314

Bu alt fotoğrafta uzakta görünen yapıysa Orhun Yazıtlarının orijinallerinin yer aldığı alan. Artık etrafı duvarla çevrilmiş durumda. İçerideki taşlar ise birebir kopyaları.

mogolistan-2-309

Hatırlayın ilk Moğolistan yazımda bu Moğol steplerinde bir şey yetişmediğinin iddiasının yanlış bilgi olduğunu, aslında işte bu gibi şeylerin yetiştiğinden dem vurmuştum. Ve demiştim ki “bu steplerden gelip yine geldikleri gibi gidiyorlar”. İşte uzak diyarlara steplere doğru yol alan bir kısrak daha! Valla stepler insana bu kadar çekici gelir yani…

mogolistan-2-313

YORUM “Orhun Yazıtlarında Çince yazı olduğunu bunun da Çinli-Türk ilişkisinin çok daha eskilere gittiğinin bir kanıtı olduğunu hanginiz biliyor?”

Cuneyt Tamburali :

Levent kardesim,

Eline saglik, muhtesem bir bilgi bu.

Su cindeki en iyi blog budur.

Saygilar

Cuneyt

Levent Ulucer :

Cüneytçiğim;

Teşekkür ederim. Az ve öz tümceler hep vurucudur. Vurmuşsun nitekim. Bizim de niyetimiz bu bloğu sadece Çin’deki en iyi blok yapmak değil Moğolistan da dahil olmak üzere Asya’daki en iyi blog yapmak…

Nasıl ama! :)

(ukalalığı da elden bırakmıyoruz bea)

Hakki Caglar :

Levent Begciğim,

‘Beg’ Türklerde “Yönetici, Han” anlamina gelir, şimdi sen de bir blog yönetiyorsun, ilginç de bir yazi hazirlamişsin, küfürler de bazen yerine oturmuş.

Velakin,

Evet, evet biliyorduk,biliyorum. Tarihine yakin anlamda ilgi duymuş, bu işle ilgilenmiş olanlarin büyük çoğunluğu da o taş yazitlarin üzerinde Çince yazitlar da olduğunu biliyordur. Bu Çince yazıtlari Tang Hukumdari Tang Xuanzong’un yazdirttiğini da biliyordur ihtimal. Ama sıradan insanlar nereden bilsin ? Şimdilerde Göktürk desen, ‘ O ne ? ‘ diyen de çok olur, Ergenekon desen ‘Ergenekoncu’ diye içeri tıkarlar, sen ‘Esfane’den bahsetmeye çalışmıştım kem,küm…desen de yolun Silivri’de bitebilir. Yani tarihimiz Osmanlıya sıkıştırıldıkça, İslamdan sonraya sıkıştırıldıkca, unutuyoruz eskileri. Halbuki Kurt Kültünü en üstte tutan bir milletin koyunlaştırılmasıdır tarihinden bi haber oluş. Kimse sahip çıkmayınca da tutar ” …. , Hira Dağı kadar da bilmem neyiz” diyenler sahip cıkar.

Dönelim konumuza,

Maalesef Çince kısımlar aradan gecen yaklasik 1300 yilda silinip gitmiştir, silinmeyen kısımlarin okunan kısımlarinda hangi tarihte kim tarfindan yazıldiğı vs belirtilmiştir, bir kisminin övgü bir kısmının da uzun alt not ( tarihi, yazan kişi,kimin için yazıldığı vb) yazisi olduğu anlaşılmıştır. Bu övgülü yazılar da artık belirli bir barişin tesis edildigini gösteriyor, ancak yine de hazin sondan kurtulamıyorlar. Bugün Shandong Ovasından Hebei düzlüklerine yitip giden o kadar Göktürk var ki… Bu arada belirteyim; Göktürk’e Çinliler ‘ Tujüe’ derler.

VURGULAMAKTA fayda var, Göktürkçe olan Yazitlar Çinliler tarafindan YAZILMAMISTIR ! ne de önceden yazılı halde getirilmistir. Tang imparatoru Tang Xuanzong Çince yazımı,süslemeler vb için adam gondermiştir. Adını hatırlamıyorum ama Chang soyadlı biriydi sanıyorum. 20 yıl ara verince insan unutuyor. Bunlar Çin tarih kronolojilerinde de açik sekilde mevcuttur. Kafalar karıştırılıp ayranlaştırılmasin diye söylüyorum !
Orhun yazıtlarını yazan bizzat YOLLUĞ TİGİN’dir. Yani Kültegi’nin yegeni.
‘Yegen’ deyince belirteyim ; Yegenin eski Turkçe karşılığı ‘ati’dir. Mogolca’da “açi” gibi telafuz edilir hala. Bizce Sari Uygurlar olarak bilinen ve halen Gansu Eyaletinde varliklarini kısmen sürdürebilen Salarlar da “hati” (h harfinin okunusu k~h arasi birsey olmali) diyorlar.

“Orhun Yazıtlarinda Çince yazi olmasinin Çin Türk ilişkilerinin çok eskilere dayandiğinin kaniti olmasi” meselesine gelince; bu yazıtların Dogu Göktürklerinin 50 yil süren Çin esaretinden sonra İlteriş Han’nın isyanıyla yeniden Devletli ve Hakanli oluslarindan sonra yazildigini buraya MIHLAMAK ! lazim. İlişkin olmasa esir düşmessin değil mi ? Hani bazen taksilerde dinlemiş olabileceğiniz, radyodan bir kişi tarafından bağıra çağıra anlatılan hikayetler varya, oralarda da bazen Tujüeler,Göktürkler yani ile nasıl savaş eyledikleri..anlatılır. Hatta ve hatta bu ilişkilerin millattan oncesi bile zaten kayitli olarak mevcuttur. Turk Ulusunun, Turk Halklarinin tarihi sadece Orhun anitlariyla başlamiyor ki, değil mi ama ?

Bu Orhon runik yazitlari, yani sizin ziyaret ettiğiniz Kabemiz’deki o yazıtlar, elbette bir ilk degil, nisbeten ve halihazirda gelişmiş bir evreye işaret eder. İnşallah daha cok örnekleri bulunur. Onlar biryerlerde saklı ve bir gün gün işigina çikarlar/çıkarılırlar nasilsa… Yeri gelmişken, şu anki biilgilerime göre, en eski yazıtların ise KIZIL’da oldugunu ifade edeyim. KIZIL, Rusya’daki Türkçe kanuşan TUVAların Cumhuriyeti’nin başkentidir.

Yazilarini okurken hem sevindim hem de aklıma Mehmet Ali Birand geldi. Neden ? Adam hayatinda ilk defa Cin’e gelmiş, “şeyi tavana vurdu” tabii, mahvoldu, bitti…. Eee, ilk defa gelirsen işte böyle olursun. Yani su ilk defalar var ya, adama herseyi soyletir. Hani vardir ya öyleleri,20 gun önce Çin’e gelırler Çin profösörü kesilirler, niye ? çünkü ilk defadir, ilk defalar başkadır ama çok anlamlıdır hep ! Keşke ben de KABE’mize gidebilseydim ! Gidenler mutlu olmalılar. Burada hem giydirme hem de övgü vardır.

Senin ” dallamalar” dediğin turden arastirmacilar mutlaka ve mutlaka vardir ve epey boldur. kopyacılıktan öteye bir de Prof. olurlar ! Kasıt varsa bu niçin yapılır; Kimileri ” Milliyetçi duygularından dolayı yapar, kimileri belki bir ihtimal “Komünist” Çin ile içli dışlı olduğumuz, 50 yil esaret altinda yaşadiğımız bilinmesin diye’ gormezden gelmiş olabilir, yoksa Çini kötülemek için malzemenin kaynağı bu anıt yazılardır (aşağıda örnekleyeceğim) !

Bu arada bilgi için; Orhun yazitlariyla ilgili TR’de ilk yayinin 1924 yılında Necib Asim tarafindan Arab harfleriyle yayimlanmis oldugunu belirteyim.Yabanci Türkologlardan derleme de olsa bu yayım onemlidir. Sonrasinda Huseyin Namik Orkun (1936-41, 4 cilt halinde ) Orhun Anıtlarıyla ilgili yayım yapmiştır. Talat Tekin’nin de cok guzel araştırmaları, kitapları oldugunu bunların Cince kisimlarindan da bahsettiğini belirteyim.

Tabii bütün bunlar bu konularda geriden geldiğimiz, genelde başkalarının çalışmalarından nemalandığımız, biraz da göçebe ruhundan mıdır nedir, hazıra konmayı sevdiğimiz gerçeğini inkar etmemize neden olamaz.
Mesela, sanırım 2 yıl önce Çin’de yazılı kitabesi bile olan ilk Göktürklü ve Çinli evliliğini gösteren ( Erkek Türk tabii !) bir mezar bulunduğunu (telif hakları mahvuzdur ha ! ) şu koca Turkiye Cumhuriyeti’nde kaç kişi biliyordur dersin ? Bilmedigimiz o kadar çok şey var ki !!!

Gelelim tekrar o ilginç lafina “Çince ve haliyle Çin görülmek istenmedi. Çünkü Çinliler komünistlerdi… Ne diyeyim, komünizm sizin götünüze girsin! ” demişsin. yukarıda birşeyler söylemiştim,devam edeyim ; O zamanlar Cin komünist degildi gibi bir laf yazmaktan vazgeçiyorum. Bu yazitlarin bunlunmasi neredeyse 150 yillik bir hikaye.Yani 1949′dan önce de demiyorum, diyorum ki ; Internetten araştiracaksak, “Orhun Yazıtları Hakkinda” vs gibi bir başlıkla araştırmak lazım, “Orhun Yazitlari Çince” denirse zor bulunur, sonucta Orhun yazıtları Çince degildir!
Neyse,
Siz bu yazıtlarda neler dendiğini de büyük ihtimal araçtirmişsınızdır. Tam da bugunku hallerimize ilaçtır bu yazıtların içeriği ve hala adam olmadığımızı gösterir bana gore. Bu arada,yukarıda söylediğim gibi, o zamanki Çin için pek de iyi şeyler söylemez maalesef.
Ne diyor bakalım (kisa bir derleme, sıralamada ve hatırlamada yanlişlar olsa da yazıtlarin içerigiyle çelismez sanırım) ;
Çinlilerin sözleri tatlı, ipekleri yumuşakmiş. Tatlı sözlerle, yumuşak ipeklerle kandırıp o şekilde kendilerine yaklaştirirlarmis,
Yaklaşıp yerleştikten sonra da kötülüklerini o zaman düşünürlermiş, iyi ve akıllı insanları ilerletilmezlermiş…
Turk Halkı Tatlı sözlere, yumuşak ipekli kumaşlara aldanıp gittin ve sayısızca öldün, kanın ırmaklar gibi aktı, Ey Türk Halki sen mutlak öleceksin! Guney’e, Çin ovalarına yerleşeyim dersen Türk Halki mutlaka öleceksin!
Orada melunlar şöyle derlermiş; Çinlilere uzak isen kötü hediyeler verirler, yakin isen iyi hediyeler verirler, Onlar hep akilsiz akillar verirler, Akılsızlarınız bu sozleri işitip, hemen yakın gittiniz, cok sayıda telef oldunuz, O yere gidersen Türk Halkı telef olup gideceksin, öleceksin! Otuken Dağlarinda kalırsan sonsuza kadar devlet sahibi olup hükmedersin, Turk Halki ! Sen tok gozlu olsan da akılsızın; acıkırsan doyacağını düşünmezsin, doyunca aç kalacağını düşünmezsin, Öyle olduğundan seni besleyip doyuran hakanlarının sözlerini tutmayip her yere gittin, oralarda hep mahvoldun, Kemikleriniz dağ gibi yigildi, beglik erleriniz köle, ecelik kızlarınız cariye oldu. Kurt iken koyun oldun.
Ey Türk Halkı işitin; Uste gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin devletini, yasalarını kim yıkıp bozabilirdi?
Turk Halkı bu huyundan vazgeç, seni doyurmuş hakanına, bağimsiz, müreffeh devletine bizzat kendin nifak sokup ihanet ettin, yoksa silahli düşman nasıl gelip seni bozguna uğratip dağıtabilirdi ? Nerden ve nasıl gelip seni yerinden yurdundan edebiliridi ?……………….

Turk Halki maalesef simdi de ayni hatalari yapiyor ! Onlar perişanken, esir edilmişken, erkekleri ve kızları köleleştirilmeye çalışılırken, onları derleyip toparlayan, devlet sahibi yapan, hayatini bu halkın mureffehi ve bağımsılığı için gece gündüz dinlenmeden çalışıp feda eden, büyük Önderine, Ulu Atası’na ihanet ediyor, nasihatlerini hala keni içine nifak sokuyor, dinlemiyor ! Ben bu anıtı bugün için başka nasıl anlayayım ki !

O zaman Çin için söylenen bu sözleri şimdi alın hangi devletler ve topluluklar için soylemeniz gerektigini siz düşünün, kimlerin nifak soktuğunu, baskalari adina insanimizi el ele verıp her alanda bölüp parçaladıklarını siz dusunun!

Sonucta,

Tanri Ulusumuzu Korusun!

Son soz ( kıyak-i iltifattır );
İyi ki bu yazıyı yazmişsın, bana da birşeyler karalama şansı verdin.

Teşekkürler !

Hakki

emre :

kesin okuyun admin sende oku yalan türk lerin cinlilerle alkası osmanlıda gelin damat meelesinden dolayı olmustur baska yerde yoq tur bu bilgi yanmlıs

Yigidim :

Hakki arkadas

Tabii bütün bunlar bu konularda geriden geldiğimiz, genelde başkalarının çalışmalarından nemalandığımız, biraz da göçebe ruhundan mıdır nedir, hazıra konmayı sevdiğimiz gerçeğini inkar etmemize neden olamaz.
yazmis yanlis yazmis cünkü sonunda yazdiklarinla ile celiskili arkadasim

Türk ulusu göcebe (göcmen) bir ulus yalniz göcebelik töreli yurt kurmali üretim olusturmali askeri düzeyli bir yasam bicimi
hazirci olsaydi bunca ülkeyi(devleti) birak kurmayi yüzlerce yil nasil yönetirdi
yoksa bunca devlet gökten zembillemi indi?

sizin dediginiz hazircilik bugün simdi yapiliyor töreden uzaklasiliyor atasina ihanet ediliyor
Atatürk cagina bi bakarsaniz türk ulusunun üreticiligi savasciligi garp devletlerini 100 yilda yaptigini 15 yilda yapmasi o kaca türk ulusunu arkasini almasiyla olmustur

Tanri Türkü Korusun

Yigidim :

bide Levent arkadasim Hakki arkadasin dedigi gibi yalniz eksik söylemis biryere ilk kez gitmek önemli tabi bilmem neyin tavana vurur demis ancak temel bir bilgi birikintisi ile gidilirse tavan vurma olayi gerceklesmeye bilir, dolayisiyla geziye tam tekmil olursunuz

Türklerin Orta Asya’dan geldiği söyleniyor ya, hah işte aslında Türklerin çok daha önceleri başka yerlerden Asya’ya geldiği söyleniyor. Sonradan yani işte bugün bulunduğumuz Türkiye’ye falan geri dönmüşüz
demissiniz, bu konu yazdiginiz gibi Atatürkün arastirmalariyla sinirli kalmistir Türkler Orta Asyadan gelmistir Ancak oraya da MU kitasindan gitmistir günümüzde denizlerin altinda varsayilan bir kitadan orta asya ya gittigimiz oradan da bugünkü bulundugumuz Türkiyeye geldigimiz söylenir, yalniz senin yazida gülesim gelmedi degil türkiyeye geri dönmüsüz sözüne sanirim demek istedigin birkac türk boyunun müslüman türklerden cok daha önceleri Anadoluda bulundugu olmali dogrudur ilk önce türkiyeninde (cogunlugunun)Asya kitasinda oldugunu söyleyip avrupayi baglayan bir ülke oldunu bildirmek isterim ve Türklerin kesinlikle Orta Asya kökenli oldugu yalniz orayada dediginiz gibi bir yerden o yerde MU kitasi olarak varsayiliyor bence de bilimsel olarak kanitlanmasi gereken bir varsayim umarim ileride MU kitasi olayi iyice acikliga kavusur buda güclü bir türkiye tabi namuslu serefli töresine bagli türk yöneticiler ile olur

Yalniz arkadasim biraz bilgi hem yobazlari elestiriyorsun kopyaci diye sende biraz hani kopya islemi yapiyorsun arastir kardes nederler bilirsin beles sirke baldan tatlidir, bizler calismaliyiz bali kazanmaliyiz sirkeyle yetinmemeliyiz

Yigidim :

Ayrica Türk Hakani olmasi icin anasi da babasida Türk olmasi gerek, türk ulusu ataerkil dolayisiyla anaerkil bir toplumdur türkün töresinde erkek soyu sürdürür kiz soyu korur bundan ötürüdür kizlari er gibi yetirtirirler, türk hakani bir cinli kadin ile evlenirse ondan olan cocugu ancak cinin beglik yönetici olarak bulunur, ve cini bi nevi el altinda tutmaya calisirdi zaten (Mesela, sanırım 2 yıl önce Çin’de yazılı kitabesi bile olan ilk Göktürklü ve Çinli evliliğini gösteren ( Erkek Türk tabii !) bir mezar bulunduğunu (telif hakları mahvuzdur ha ! ) şu koca Turkiye Cumhuriyeti’nde kaç kişi biliyordur dersin ? Bilmedigimiz o kadar çok şey var ki) diye yazmisin Hakki Bey
cinde bulunan erkegin türk kadinin cinli olma olayi acikca kanitidir cinliler tarafindan saklanmaya calisilmistir, tabi daha neler var saklanan oda ayri bi konu dünyada sözde avrupali garp devletlerinin kadinin elinde kilic gördünde erkege benzemek istemesine cadilikla suclayip diri diri yaktiklarini unutmayalim, biz türklerde kizlardan kurulan bacilar adindaki orduyu unutmayalim hele hele nene hatunlari nasil unutabiliriz, bugünlerde kizimizda erkegimizde türkün töresini unutmus durumda bizim boynumuzun borcudur onlara animsatmak

Yigidim :

Sizlere bir ek bilgi daha Yüce Türk ulusuna

Prof. Dr. Necati Demir den

ilkönce bu prof. kim demeyin diye öz gecmisi buyrun

20 Nisan 1964 tarihinde Ordu’ya bağlı Ulubey ilçesinin Kumanlar Köyü’nde doğmuşum. Kumanlar İlkokulu (1974), Ordu Fatih Ortaokulu (1977), Ordu Fatih Lisesi (1980) mezunuyum. 1983 yılında kaydolduğum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü 1987 haziranında bitirdim. Aynı yıl Gaziantep Sarılsalkım Ortaokulunda öğretmenliğe başladım.

1990 Bahar yarıyılında C. Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Dili Bilim Dalında Yüksek Lisans eğitimine başladım. Buradan 20 Ocak 1992 tarihinde mezun oldum. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili Bilim Dalında doktora eğitimine başladım. 1990 yılından bu yana öğretmen olarak çalıştığım Sivas C. Lisesinden 1994 yılı kasım ayında ayrılarak C. Üniversitesi Rektörlük Türk Dili Okutmanlığına başladım.

24 Nisan 1996 tarihinde doktoramı bitirdim. 13 Haziran 1996 tarihinde C. Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandım. 8 Ocak 1997 tarihinde adı geçen bölümün başkanlığına tayin edildim. Eğitim Fakültelerinin yeniden teşkilatlandırılmasından sonra 18 Haziran 1998′de Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığına getirildim. 30 Kasım 2000′de Doçent oldum. 9 Şubat 2006’da ise Profesörlüğe atandım. Halen aynı görevi sürdürmekteyim

10 bin yıl aydınlatılmalı
En eski yazılı kaynakların M.Ö. 3000’den daha ileri gitmediğini hatırlatan Prof. Dr. Demir, “Sibirya’nın Irkuts bölgesinde yer alan Lena kaya resimlerinin çizilişi M.Ö. 14-12 binlere kadar uzandığına göre arada kalan 10 bin yıl aydınlatılmaya muhtaçtır. Dünya ve Türk tarihinin karanlıkta kalan 10 bin yılının aydınlatılması için petroglif ve figürler ile dokumaların üzerindeki motifler tek tek incelenmelidir” dedi. Demir, Türk (Runik) alfabesinin de kaynağı olan kaya üzerine çizilen Türk karakterli resimler ve figürlerin yayılma alanının aynı zamanda Türklerin ve Türk kültürünün yayılma alanlarını da ortaya koyduğunu belirtti.

Orhun yazıtlarından daha eski
Prof. Dr. Demir, Ordu Mesudiye ve Ankara’da tespit ettiği yazıların çok zengin ve detaylı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu aynı zamanda bir yazı, Orhun abideleri gibi yazılmış bir yazı. Yani aynı metin, aynı yazı. Yüzde 80 benzerlik gösteriyor. Bu kitabelerin dil özelliklerinden anladığım kadarıyla Orhun abidelerinden 500, 600 yıl daha eski olduğunu düşünüyorum. Metin büyüklüğü açısından Orhun Yazıtları’ndan sonra şimdiye kadar tespit edilebilen ikinci büyük yazıt ise Türkiye’de Ordu sınırları içerisinde.”

Yazıların okunmasıyla insanlık tarihi de değişebilir
Prof. Dr. Necati Demir, bu yazıların tam anlamıyla okunmasıyla insanlık tarihiyle ilgili pek çok şeyin değişeceğine inandığını söyledi. Bütün tarih kitaplarında ’Türkler Anadolu’ya, 1071’de Alparslan önderliğinde Selçuklu döneminde geldi’ yazdığını hatırlatan Demir, “Ama bir bakıyorsunuz ki milattan önce yazılmış yazılar var Anadolu’da. Onları dikkate aldığınızda bir bakıyorsunuz ki Türkler aslında Anadolu’ya boydan boya gelmişler ve yerleşmişler. Selçuklular ve Müslüman Türkler 1071’de gelmiş oluyor. Öyle olunca tabii her şeyi yeniden ele almak ve incelemek gerekiyor.” Prof. Dr. Demir, Türkiye’de bununla ilgili bir enstitü kurulması ve burada kendisini yetiştirmiş hocaların yeniden Türkiye’yi, belki dünyayı taramaları halinde çok farklı şeylerin ortaya çıkabileceğini söyledi
Yenicag gazetesinden alintidir

Yigidim :

Göründügü gibi kardesler abiler, görüne köy kilavuz istemez
Türk tarihi en asagi 10.000-15.000 yila kadar uzandigi görülüyor hele hele anadoludaki türk damgalrinin orhun yazitlarindan 500-600 yil daha eski olmasi bi takim türk tarihinin gizlendigi kuskusunu daha da pekistiriyor

Yigidim :

neden hep gavur gelip benim topragimda kazi calismasi yapiyor ne densizlik bu bulunan bulgular dahi inceleme icin disari gönderiliyor ben bir (danimarkada staj görevli)labaratuvar uzmani olarak utaniyorum bu hazircilik degil bu düpe düz uyusukluk tempellikdir, yahu cakala kuzu birakilirmi

Yigidim :

Kardesler
temin yazdim gibi, ben Aydin-Nazilli yöresinden yörük türklerinden bir gencim, danimarkada laburant okulunu bitirdim staj görevine baslamaya bekliyorum, burada türk genclerinede elimden geldigi kadar dogru yolda yönlendirmeye calisiyorum
üretici bir toplum olan türk ulusuna üsengec yapmak icin ellerinden gelene yapiyorlar,bu serefsiz hükümet, gavurun kucagna oturuyor
arkadasin biri göcebeligi yalnis tanimlamis hazircilik gibi görmüs onu kiniyorum göcmen (göcebe) olan toplum asla üsengec olmaz dolayisiyla hazirci olamaz armut pis agzimi düs demez, halisindan yogurduna, devesinden atina, davarindan sigirina, topragindan otuna, unundan ocagina, hepsini becerir bilir yapar bu yüzden yörük türkleri yörük yasamindan yerlesik yasama gectiklerinde öbür türk boylari tarafindan onlara yatik diye üsengec tanimlamasida söylenmisdir, zamanla cogu türkler yerlesik durumu gecince yerlesik yasamda da köylü tanimiyla bircok üretimde bulunmusuzdur biz türkler yinede türk boylarinin bitakim obalari yörük yasamini sürdürmektedir, özellikle aydinin yukari daglarindan antalyadan mersine toroslara kadar uzanan bölgelerde bulunurlar kendi yöresinde yazin yaylaya yada dag yamaclarini davar sigir otlatmak ve kendilerinin yesillik toplamasina cikarlar örnegin kimi yörede isirgan(öztürkce isirma eyleminden) bizim yörede daligan(öztürkce dalama eyleminden) denir o otun yararini nereden bilecedi dünya türk onu bulmayaydi kisinda asagi ovaya inerler bugünkü yazlikci kislikci olan yerlesik yasamda bulunan türklerde aynisini yapmiyormu, bütün dünya da bile milletlerin bi yazligi bi kislik yeri var, dolayisiyla bu yasam bicimini bile biz türklerden almis garp milletleri

Mesaj Bırakın!