“Olimpiyat meşalesi” deyip geçmeyin!
- 17 September 2008
- Kategori: olimpiyatlar

(Bu yazı olimpiyatlar zamanında yazılan yazılardan biridir)
Bu yılın başından itibaren taşındığı ülkelerde Çin’in bir simgesi olarak saldırılara uğrayan, üzerinden bolca siyasetler yapılan Pekin Olimpiyatlarını yakan ateşin taşındığı meşale aslında hiç de öyle basite alınacak gibi değil.
Yunanistan kızabilir: Aslında olimpiyat ateşinin aslı Antalya Olympos’ta. Şimdiki adıyla Çıralı’daki Olympos dağındaki doğal gaz çıkışı yüzyıllardan beri sönmeden yanıyor. Türkiye’de ve Yunanistan’da bir çok Olympos adında dağ var ancak hiç birinden işte Antalya’daki bu Olympos dağının doğal ateşi yok. Tanıtım yoksulu ülkemiz bu gerçeği kullanamadığı için haliyle olimpiyatların ateşi her dört yılda bir Yunanistan’dan geliyor ve orada Olympos ateşi olmadığı için meşale herhalde “çakmak”la yakılıyor.
Olimpiyat ateşi bu yıl da Yunanistan’da yakıldı ve dünya kentlerini dolaştıktan sonra Çin’e ulaştı. Olimpiyat ateşini taşıyan meşalenin Çin’deki simgelerle dolu öyküsüyse ilginç. Çin olimpiyatların her adımında olduğu gibi olimpiyat meşalesi için de dünyadan herkesin katılacağı bir yarışma düzenlenmişti. Bu yarışmaya binlerce iddialı kurum ve sanatçı katıldı. Ancak Pekin’in meşalesine adını yazdıran, olimpiyatların “teknoloji” sponsoru olansa Lenovo şirketi. Lenovo, Çin’in en büyük IT şirketi ancak bu şirketi dünyaca ünlü yapansa dört yıl önce dünya devi IBM’i satın alması oldu.

Şu an Pekin’de binlerce sporcunun yanı sıra binlerce de gazeteci bulunuyor. Bunu fırsat bilen çoğu şirket Pekin’deki gazetecilere bir öğle yemeği, üst düzey şirket sorumlularına soru sorma olanağı ve küçük hediyelerle gönül alma gibi taktiklerle şirketlerine geziler düzenliyorlar. İşte bu gezilerden biri de olimpiyat ateşinin tanıtımını yapan Lenovo’ydu. Haliyle gazetecilerin şirketin yapısından daha çok ilgilendikleri konu meşalenin tasarımı ve tasarımı yapanlardı.
Lenovo şirketinin tasarım bölümü aslında IT üzerinde ürettikleri ürünler üzerine çalışmalar yapıyor. Ancak şirket “olimpiyat meşalesinin tasarımını neden biz yapmayalım” deyince, başvuru bitimine 10 ay kala 30′un üzerinde tasarımcı ve mühendisle işe koyulmuş. Tasarımcıların ülkeleri sadece Çin değil ABD, Singapur, İtalya, Yeni Zelanda, Almanya ve Japonya’dan. Bu kişiler sadece mühendis ve tasarım fakültesi mezunları olmadığı gibi aynı zamanda, antropolog, tarihçi, sanatçı gibi mesleklerde uzmanlar. Yani, tasarımcılar Çin’in tarihine farklı açılardan yaklaşabilen mesleklerden. Tasarımın asıl sahibiyse, kökü Çin’e dayanan adlı Yeni Zelandalı bir bayan. Lenovo tasarımcıları toplam 388 farklı tasarım yapmışlar. Sonra bu sayıyı 9′a daha sonra 3′e ve nihayet “Şiang Yüin” (Xiang Yun) adıyla bilinen meşaleye indirgemişler. Şiang Yüin, İngilizce’sine (belki de biraz da şansız bir şekilde) “Söz Veren Bulut” gibi bir anlamda çevrilmiş. Ancak bir Çinli için anlamı çok daha farklı. Çince’de bir karakterin farklı anlamları olması nedeniyle bir Çinli için bu iki sözcük “Şans Getiren Bulut”, “Mutlu Bulut”, “Uyumlu Bulut”, “Uğurlu Bulut” gibi de anlaşılıyor.
Bu meşalenin üzerindeki her şekil, tarihi binlerce yıl öncesine giden Çin kültürünün örneklerini barındırıyor. Meşale üzerindeki “bulut” en önemli üç simgeden biri. Bulut simgesi Çin kültüründe en çok kullanılanlardan biri: Porselenlerde, resimlerde, giysilerde bulut figürleri çokça. Bulutun bir diğer özelliğiyse “yükseklerde” olmasına rağmen imparatora ait olmayıp Çinliler tarafından da çokça kullanılmış olması. Bu garip gelmesin, çünkü Çin’de bir çok simge zamanında sadece imparatorlar tarafından kullanılabiliyordu, sıradan halkın sahiplenmesi yasaktı. İşte böylece halka inmiş bir meşale! Meşalenin diğer bir özelliğiyse renginin “kırmızı” seçilmesi. Çin dünyada “Kızıl Çin” olarak tanınsa ve “kırmızı” renk komünizme doğrudan bir gönderme yapsa bile, bu renk binlerce yıldan beri Çin kültürünün ayrılmaz bir parçası.

Meşaleye şeklin son halini veren tasarımcı Shil Loong, eline aldığı bir A4 kağıdını elinde yuvarlayarak tesadüfen buluyor. Bu kâğıt kıvrımından daha çok, “kâğıt” simgesi Çin için önemli. Çünkü bilindiği gibi, kâğıdı ilk bulup dünyaya sunan Çin uygarlığı… Meşalenin elle tutulan bölümüyse özel bir alaşım. Meşale taşıyıcılarının ellerini kışın soğutmasın, yazın da terletmesin diye üzerinde uzunca çalışılıp bulunmuş bir metal türü.
Lenovo’nun Olimpiyat Köyü içinde açtığı tanıtım merkezinin giriş katında olimpiyat meşalesinin orijinali de var. İsteyen, arka planda Çin Seddi’nin bir fotoğrafının olduğu bir bölümde fotoğraf çektirtip kendisini “Şans Getiren Bulut”la ölümsüzleştirme şansına sahip.
Levent Uluçer / Pekin
ya allah aşkına şu meşalenin ne anlama geldiğinide yazsaydınız bari ya arıom arıom bir türl bulamıom bu ne ya hoca sıfırı verecek walla
Apo’cuğum aslında bu olay laf ola beri gele. Sen hocana öyle söyle. Şimdi bu adet yeni çıktı. Yani olimpiyat ateşinin dünya turu yaptırılması. Tam geyik! Hani yok mu ya; “kardeşlik, dostluk, sevgi, sporun evrenselliği, gakkuru gukkuru.” Kimin umurunda. Düşünsene (olmaz a) Türkiye’de olimpiyatlar yapılacak ve olimpiyat ateşi dünyayı dolaşacak. Var ya gittiği her ülkede ne olaylar olur. Özellikle de Türkye’den meşaleyi Yunanistan’dan, Ermenistan’dan, Güney Kıbrıs’tan geçirmemizi isterler. Sen hatırlamazsın, eskiden Türkiye ile Güney Kıbrıs, Ermenistan hiç bir spor karşılaşmasında karşı karşıya gelmezlerdi. Kurada çıkarsa, sepete geri atılırdı. Şimdiyse özellikle karşı karşıya getiriliyoruz. “Sporun evrenselliği” dallamalığı da burada karşımıza çıkıyor: Yok mu ya dertleri çözememişiz spor karşılaşmasıyla çözeceğiz. Hasssttrieeaaaa!.. İşte bu olimpiyatlar ve olimpiyat meşalesi de bu geyiğin bir parçasıdır ve dünya yüzeyinde ABD’nin (ve onun kucağına tüm oturmuşların) sistemi döndükçe oldukça bu türden komedileri bolca göreceğiz. Yani hesapta bu ateş barış adına koşturuluyor; yersen!
Maraton denen olayı bilirsin. Adamın teki zamanında “savaşı kazandık” diye haber ulaştırmaya gidiyor ya Atina’ya, ha işte bu ateş de sanırım onu simgeliyor. (Batı uygarlığına bak; olimpiyatlar, spor, kardeşlik, sporun evrensel birleştiriciliği gibi tüm laf salatasının temelinde bir birbirlerini öldüren insanların savaşı var! Ancak bu kadar olabiliyorlar, en büyük spor etkinliğinin arkasında bile insanların birbirini katletmesi var.) Sen hocana söyle şimdi, ben size daha güzel bir konu bulayım, gerçekçi olsun. Böyle spor adı altında size de gerçekleri göstermiyorlar. Hayat böyle okulda öğretilen pembe şeylerden ibaret değil. Saçma sapan sorularla bir de zayıf alacan, üzülücem ben. üzme beni…