Ningşia’dan güzellemeler
- 15 September 2008
- Kategori: Yinçuan

Bu fotoğraf Yinçuan’ın (Yinchuan) en ünlü caddesinden. Pekin olimpiyatlarına hazırlanmadan önce Vangfuciınğ (Wanfujing) caddesinde de muhtemelen aynı heykeltraşın elinden çıkan heykellerden vardı ve bok var gibi kaldırıp yerine bir daha koymadılar. Yinçuan’daki bu heykel grubunda ise (bu memlekette kimsenin dini simgeleri bayrak yapacak götü olmadığı için rahatlıkla söyleyebiliriz) yaşlı, başını örtmüş bir Hui Müslümanı teyze, muhtemelen onun kızı ve onun da oğlu var. Yani bu yontuda üç kuşak Yinçuanlı temsil ediliyor.

Bu güzel görünümlü yer bir caddenin sol tarafı ama sağ tarafı da aynı. Görünen kırmızı sütunlar ise şöyle; taş sütunlara teneke biçimli metaller geçirilmiş! Burada tek katlı dükkanlar var. Ancak çok ilginç çoğu hoparlör satıyor. Yani bu caddeye gelen hoparlör almak için gelecek. Bu güzelim caddede onca dükkanda hoparlör satılıyor olmasını insanın mantığı almıyor. Hoparlörler de pek albenili. Onca dükkanın içinden geçerken insanın ”eve giderken üç beş tane alayım, çoluğa çocuğa vereyim, müzik dinlesin” diyesi geliyor. Ama yanlarına biraz yaklaşınca “3 güne çıkar mı acaba?” da dersiniz.
***

Bu da bir Hui dükkanı. Yani Çin Müslümanı. Hani dondurma yenilen külahlar var ya, işte aynı malzemeyle bu türden güzel krik kraklar yapıyorlar. 5 yüene aldım. Çok çabuk kırılmasına rağmen ve neredeyse bir hafta geçmesine rağmen Pekin’deki evime kadar sağlam getirdim. Şu an masamın üstünde ve handiyse hala aynı çıtırlığını koruyor. Fotoğrafta ortama bakıp temizlikten dem vurmayın. Hangi Müslümanın “temizlik” anlayışına, nasıl not düşersiniz ki?
***

İşte size minik Yasak Şehir. Pekin’e gidemeyen Ningşialılar için eyalet hükümeti bir özveri göstermiş ve devletin parasını böyle hayırlı bir işe harcamış. O fotoğraf işte Yasak Şehrin giriş kapısı ve kapının üstünde de Mao’nun portresi asılı. Budur…
***

Yasak Şehir oysa, işte burası da Tienanmın (Tiananmen) olmalı ama değil. Bir ad söylediler ama anımsamıyorum. İnsanlar buraya da doluşmuşlar, birşeyler yapıp zaman öldürüyorlar.
***

Müslüman bir ablam iftar saati olmamasına rağmen, oruç tutmayanlara bir tür şiş kebap satıyor. Ne olduğunu anlamadım. Ama et değil, deniz ürünü de değil. Kızın biri bir şekilde bunun soya fasulyesi benzeri bir yiyecek olduğunu açıklamaya çalıştı. Bana ücretsiz de olsa bir tane verdiler ama olmadı, yani y(iy)emedim!
***

Meydanda başka bir Müslüman ablam. O da minik balonları elindeki aletle şişiriyor. Sonra bu balonları sıralayıp lunaparklarda bolca gördüğünüz parayla o meşhur tabanca atışından yaptırtıyor. Bu türden silüetler ve görünümler Anadolu’dan esintiler gibi…
***

Yinçuanın gençleri. Sadece merakla yanıma geldiler ben de fotoğraflarını çektim, kendilerine gösterdim. Merak ediyorum dünyanın her yerinde böyle midir: Fotoğrafı çekilene, fotoğrafı gösterildiğinde neden hep güler? Bu gördüğünüz fotoğrafı haliyle çektikten sonra gördüler.
***

Alanda paten kayan 3-4 genç. Bunları seyreden Çinlilerin sayısı çok.
***

Bu da bir kitap tezgahı. Bizdeki korsan kitap satanların tezgahlarını andırıyor. Muhtemelen bu kitaplar da korsan olabilir. Bunlar ayrı ama (acaba günün birinde bir Çince kitabı alıp soluksuz okuyabilecek miyim?).
***

Bu da Yinçuan’ın Davul Kulesi. Pek yeni görünüyor. Konunun yabancısıyım. Ancak bu kulenin yanında bir lokantaya akşam saatinde geldik. İçeride hoş sohbet iyiydi. Bir ara ben garson kıza ne kadar maaş aldığını sordum. Benim alklımda haliyle Pekin’deki maaşlar var. 1500-2000 diye düşünüyorum. Bana, 600 yüen deyince sarsıldım. O bir yana çevirmenimiz kızla konuştuktan sonra söyledi; kız ayda sadece üç kere et yiyebiliyormuş… İnsanın iki kez arka arkaya sarsılması?
**
Bu da Davul Kulesinin akşam fotoğrafı. Bir tür sahte güneş ışıklarıyla karanlıklar aydınlatılınca ortaya hep güzel görüntü çıkıyor.
