Tereciye tere satalım: Soya kıyması!
- 25 July 2008
- Kategori: Çin'de köşeyi dönmek isteyen Türkler için
Bizim de Çin’e satacak malımız olduğunu, hem de onların en kral olduğu bir üründe ihracat yapılabileceğinizi söylersem, hani ben bile kendime inanmam, ama var işte: Soya kıyması!.. Yaşadınız!
Doğrusu ben Çin’e gelmeden önce Türkiye’de bu soya kıyması var mıydı yok muydu inanın anımsamıyorum. Varsa da ben hiç görmemişim. Anladığım kadarıyla bu soya kıyması Türkiye’de yayılmaya başlamış. Geçen gün annemle konuştum, anlat anlata bitiremiyor. “Bir kere” diyor soya kıyması için “kıymadan ucuz”! Yani yarım kiloluk soya kıyması 2.5 YTL’ymiş! Annem “bir avuç kıymayı alıyorum ve istediğim miktarda soya kıyması karıştırıyorum. Bir dolma yapıyorum, nasıl lezzetli oluyor anlatamam” diye başladı uzun uzuuuuun anlatmaya. Dedim ya bir kere çok ucuzmuş. Çok lezzetli oluyormuş ve yiyen, yemeğin içinde ne kadar kıyma ne kadar soya kıyması olduğunu anlamıyormuş bile. En önemlisi ise sağlıklı olduğunu söylüyor. İşte bizim için kritik sözcük de bu!.. Neymiş? “Sağlık!”
Zaten Çinliye “sağlıklı” de gerisini merak etme! Lezzet vs bunlar hep sonradan geliyor. Zaten o yüzden benim memleketimin kızlarının popoları hafiften irice. Buraya gelenler Çinli kızları görüp imreniyorlar! Eeee, yemeyeceksin hamurları, tatlıları, tuzluları. O popo normal tabiî! Çinli boşuna mı o tatsız-tuzsuz şeyleri yiyor. Ama hem sağlıklı kalıyor hem de incecik. Gel burada sokaktan yakaladığın genç kızı al git Türkiye’de manken yap, hem o ünlü olsun hem de sen paraya para deme. (Zaten bu da başka bir yazının konusu; Çinliden manken yapıp köşe dönmek! Yazacağım bekleyim. Her şeye de yetişemiyorum ki canım!)… Geçen yıl eve gittiğimde baktım annem incecik. Dedim, “anne bu ne hal?”. Bana “aaa, akupunktura gidiyorum” demez mi! 65 yaşında kadın ipincecik oluvermiş. Valla ben Çin’e geldim diye mi, yoksa hakikaten artık yaşam Asya’dan Asya’dan aktığı için mi bilemiyorum ama annem hem akupunktura gidiyor, hem soya kıymasıyla yemek yapıyor. Olmuş bir Çinli. Ama yararını da görüyor işte. Ne varsa “doğu”da var valla. Bak benim sitenin başlığına ne diyor; “güneş doğudan doğar.” İşte bu kadar! Ben diyorum size kulak arkası etmeyin. Kaç kere dedim “şu yazdıklarımı ciddiye alın” diye! Dinleyin hele!
Ben buraya bu soya kıymasını yazıyorum işte. Daha kimse bilmiyordur. Annem böyle şeyleri iyi keşfeder. O artık olayı bitirmiş “valla hem sağlıklı, hem lezzetli hem de ucuz” diyor da başka bi şey de demiyor.
Soya denen fasulye cinsi Çin’de bir fenomen. Soya ile yapılan yemeklerin çeşitleri beni hâlâ çok şaşırtıyor. Gerçekten şu Çinlilere bravo! Nasıl bizim Lazların hamsiden yaptıkları yemek çeşidi sonsuzdur. İşte soya da Çin’de öyle. Ancak adamların bir bilmediği var o da “soya kıyması.” Daha ne olsun? Yineliyorum “daha ne olsun?” Bırak soya kıymasını, kıyma ne demek onu dahi bilmiyorlar yahu. Ben bu Pekin’deki işçi stadyumunun oradaki cinkılong denen bir marketin içindeki Müslüman kasaptan bir kıyma alıyorum, süper valla! Adama ben “yağları at, yağsız olsun” demiyorum bile. O kendiliğinden atıyor. Bir güzel kıyma yani anlatamam. Geçenlerde inanmazsınız bir dolma yaptım; var ya, bal bal, anzer balı vallahi! Yahu böyle mi güzel olur bir dolma. Hem de yaprak dolma yaptım… Valla yıllardan beri buzdolabında vakumlanmış duran yarım kiloluk yaprağım vardı. Tarihi geçeli de yıllar oluyor. Kıyamadım, atamadım onu. Aslında atmak lazım ama çok da iyi korudum. Hiç buzluktan indirmedim mesela. Biliyorsunuz, en tehlikeli zehirlenme gıda zehirlenmesidir ve adamı alır tahtalı köye götürür. Ama o riski göze aldım, “atın ölümü arpadan olsun” dedim. Neyse, bizim buradaki açık pazardan aldım dolmalık biber, bir de dolaptaki yaprak sarmasını, yaptım dolmayı yedim ve “lezzet budur” dedim! İnanın bu işi sırf Çin’deki Türklere yapsam, yani bir tencere dolma yapıp satsam, öyle para kazanırım ki jet bile çekerim altıma.
Şimdi elimin altında bir soya kıyması olsa, alıp da soya kıymalı bir dolma yapmaz mıyım? Hadi beni geçin! Şurada 1 milyar 330 milyon Çinli yaşıyor ey ahali! Bu adamlara “soya kıyması” dedin mi dumura uğrayacaklardır. Sat satabildiğin kadar. Yetişmez zaten, “valla son soya kıymasını şimdi verdim senin komşuya, çan çin çon bacım” diyeceğiniz günler çok yakın. Gel o üretilen soya kıyması üretimhanesini Çin’de kur sonra. Hem ucuz maliyet hem de burası soyanın ana vatanı. Paraya para demezsiniz. Siz bu uyarımı ciddiye alın. Göreceksiniz birileri bunu yapacak. Yemin billah cepte para olsa ben yapacağım ama yok. Üniversitelerde bizniz okumadık biz, kitap okuduk iyi bok ettik. Bari bunu yapan ilk siz olun. Ben vatandaşımın hep iyi olmasını istedim. Gitmesin öyle ABD, AB, tarikat, höttörö, göttörö! İş yapsın, emeğinin hakkıyla, alın teriyle hem kendisine hem de ulusuna karşı sorumluluklarını yerine getirsin. Gericiliğin, ABD’ciliğin lüzumu yok, adam olun iş yapın! İşte Asya ile yapılabilecek doğru dürüst bir iş size. Benden söylemesi, sizden yapması!
Ben de gider sizin soya kıyması üretimhanesinden alacağım kıymalarla dolma üretimhanesi açarım. Valla şu Uygurların Sincan’ında zebil gibi üzüm var. Onların yaprakları hep doğada yitip gidiyor. Neden ben de sizin kuracağınız soya kıyması üretimhanesinden alacağım soya kıymalarıyla bir “soya kıymasıyla yaprak dolması üretimhanesi”ni açmayayım. Valla siz oradan ben buradan paraya para demeyiz. Köşeleri öyle çok döneriz ki köşe felan kalmaz, düzleşir tüm köşeler.
mantı imalatında kullanabileceğim soya kıymasını uygun fiyta alabileceğim bir firma arıyorum.teşekkürler