Üç tekerlekli çekçek bisikletler
- 19 July 2008
- Kategori: Pekin

Biraz uzun ve karışık bir ad oldu ama bizde böyle bir şey olmadığı için bir ad bulmak zor. İstanbul Adalar’da ya da İzmir’de ata koşulanlara fayton demişiz ama buna ne diyeyim? Çekton? Olmadı, sanki komik durdu gibi… E, komik durduysa ben neden bunu buraya yazıyorum? Silip atsam ya! Hah, işte blog denen olayın rahatlığı! Oh, silmeseniz de kimse size bişi demiyor. Deneyin, siz de yapın!
Adı uzun bu bisiklet türünün türevleri Çin’in her yerinde var. Ancak böylesi sadece ve sadece Pekin’in hutong denilen eski yerleşim bölgelerinin çevresinde ve çoğunlukla da Yasak Şehir ile Houhai (buralara bilahare değineceğim) denen eğlence mekânının çevresinde bulunuyor. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi şoförlerimizin (ne diyeyim onlara, “bisikletçi” desem o da uymuyor!) yelekleri tek tip. Kullandıkları çektonlar (ya bu ad tutacak galiba!) tentesiyle, rengiyle, görünümüyle tek tip vs. Yani belediye kontrolündeler bir anlamda.

Tamamen turistiktir. Saydığım yerlerin çevresinde turist avındadırlar. Hemen hiçbiri mani mani (money), hello, yes ve no sözcüklerinden fazla İngilizce de bilmez. Ama paranın dili evrensel olduğu için çabuk anlaşırsınız. Bir kere gezip dolaşın zarar getirmez ve hoş olur. Mantıklı bir para pazarlığından sonra yapacağınız bir saatlik geziyle, faytondan bile fazla zevk alabilirsiniz. Ne kadar para verirseniz verin, o sizi kazıkladığını bile sansa, siz kazıklandığınızı bile sansanız, onca yolu bisiklet pedalıyla çekmeye değecek bir para olmadığını bilin, yani kazıklanmış falan olmazsınız. İşte Pekin’de bir taksinin açılış fiyatı 10 yüen, varın buradan hesap edin!
Lao Şı’ı (Lao She) Çin’in geçen yüzyılın en ünlü yazarlarından biri. Onun “Çekçek” diye ünlü bir romanı vardır. Asıl adı “Deve Şiangzı” (Deve Xiangzi) ama Türkçe’de “Çekçek” diye yayımlanmıştı. Eski bir kitap ve sahaflardan bulunabilir. Kitap, 1920′li yıllarda Pekinli bir çekçek sürücüsünün trajik yaşamını anlatıyor. ABD’de 1940′lı yıllarda bestseller bile olmuş… Trajediyi, kitabı okumasanız bile tahmin etmeniz zor olmaz. Çekçekleri biliyorsunuzdur; eskiden insan gücüyle sürülen iki tekerli bisikletler. Bir insanın bir insanı taşıması günümüz dünyasından bakılınca son derece rahatsız edici ama insanlar o zamanlar yaşamak için bu çekçekleri çekiyorlarmış. Çektonlarsa aynısı değil ama yine de insan gücüne dayanıyor, neyse ki pedallar var ve bastın mı pedala, gidiyor mu gidiyor! İşte, ben ne zaman bu çektonları görsem aklıma o eski çekçekler ve sömürülen Çinli aklıma gelir… Doğrusu ya, bundan ötürü ben çektonlardan biraz rahatsız oluyorum. Şimdiye değin de sadece bir kere bindim. Ama çekton şoförleri pirinç parası için bu işi yapıyorlar. O zaman bırakın kazansınlar. Parayı verdiğinizde de kazıklandığınızı düşünmeyin; siz hayatınızda hiç insan çektiniz mi?
