0

Şanghay’ın Şintiendi’si

resim-073

Günün birinde yolunuz Çin’in en modern kenti Şanghay’a düşebilir! Ama merkezdeki gökdelenlerin arasında dolaşmaktan yorulduğunuzda ve “eski Şanghay nasılmış acaba?” diye meraklandığınızda Şintiendi’ye (Xin Tian Di) gidin. Adı “Cennet ve Dünya” anlamına gelen bu semtin sömürge günlerinden kalan iki katlı binaları özenle korunmuş. Burası biraz İstanbul’un Ortaköy’üne benziyor. Lüks restoran, kafe ve barların, ünlü markaların arasında geçmişin izleri de var.

Çin’in resmi başkenti Pekin’se, ekonomi başkenti de Şanghay’dır… Şanghay’a gelenlere henüz 200 yıl öncesine kadar buranın küçük bir balıkçı köyü olduğunu söylediğimde ister istemez çok şaşırıyorlar; inanılmaz bir değişim! Zamanın Batılıları ne zaman Çin’in zenginliklerini sömürebileceğini keşfetmiş, işte o zaman yerleşmek için en iyi mekân olarak da Şanghay’ı seçmiş. Burası deniz kıyısında olduğundan, o zamanlar yolculukların karayoluyla zor olduğu bir zamanda, iklimi, ulaşımı, lojistik imkânları açısından ideal tercihti. Ancak bu kent afyonla sömürü günleri, Boxer ayaklanmasının bastırılması, Japon işgali gibi Çin’in kötü günlere de tanık oldu. Günümüzde ise Çin’in dış dünyaya açılan aynası ve diyebilirim ki Çin ayrı bir yer, Şanghay ayrı yer! Mesela Şanghay Belediye Başkanı, handiyse Çin Cumhurbaşkanı kadar prestijlidir.

200 yılda gelişen Şanghay, son 20 yılda bir dünya metropolüne dönüştü. Kent halkı geçmişten bu yana yabancılara alışık. Çin’in tüm kentlerinde turistler yani yabancı yüzler ilgi çekerken, bu kentte kimse dönüp bakmaz. Hong Kong gibi, kent rahat gezilir.

ŞİNTİENDİ’NİN SLOGANI: “DÜN YARINLA BULUŞUYOR”

xin tian di

Tarihin garip cilvesi, ülkede sömürgeciliğe son verip Çin Halk Cumhuriyeti’nin temellerini atan Çin Komünist Partisi de bu, şimdi Çin’in en zengin kentinde, bir balıkçı teknesinin içinde kurulmuştu. ÇKP ilk parti kongresini de Şanghay’da yaptı. Şimdilerde bu kongrenin yapıldığı semt, şehrin kalbi ve en lüks bölgesi. Bir açık hava müzesini andırıyor. Kongrenin yapıldığı salon halka açık.

Şintiendi, tıpkı İstanbul’un Ortaköy’ü gibi. Biraz daha geniş alana yayılmış ve çevrede klasik Şanghay ile yabancı mimarî hakim. Bunun yanı sıra modern mimarinin bulunduğu bir bölgeyi de içeriyor. Çinliler burada kıskanılacak bir mekân yaratmış. Çekiciliğinden ötürü Şintiendi için birçok slogan da türetilmiş “Dün, Yarın’la Şanghay’da Bugün karşılaşıyor”.

Semti değerli yapan nedenlerden biri de artık Şanghay’da çok az kalan 1-2 katlı yapıları. Rengi, Pekin klasik mimarisinin de etkin olduğu gri briketler. Şintiendi, Şanghay’ın o yüksek binalarının arasında nefes alınan bir yer. Bu özelliğiyle de dev Şanghay kentinde en ilgi çekici mekânların önde geleni ve haliyle tüm taksi şoförleri de biliyor. Sokaklarsa sadece yayalara açık. Semt eski yerleşim ve yeni yerleşim olarak ikiye ayrılıyor. İki bölgenin arasından ise trafiği hiç rahatsız etmeyen küçük bir cadde var.

ESKİ BİR ŞANGHAY EVİNİ MERAK EDİYORSANIZ

xin tian di

Pekin’e gelenler bilir. Gezmedilerse bile mutlaka duymuşlardır; kentin eski yerleşim yerlerine “hutong” deniyor. Benzeri bir yerleşim ise Şanghay’da var ve adı “longtang”. Bunlar ayrı bir yazının konuları ancak Şanghay belediyesi de tıpkı Pekin’in ünlü “hutong”ları gibi “longtang”larını turizme kazandırıp para makinesine dönüştürmeye başlamış durumda. Ancak diğer bir yerleşim ise Şikumın (Shikumen) denilen anlamı “taş çerçeveli kapı” olan yerleşim türü. Şıkumınlar ise zamanında daha çok yabancıların oluşturduğu yerleşim yerlerine verilen ad. Mimarisinde Fransız ve Çin hakimiyeti var. Ama belediyeden önce özel sektör adım atmış ve bir Şikumın müzesi bile kurmuş. İşte Şintiendi’deki “Şikumın Açık Ev Müzesi” de böyle bir yer. Burası eski bir Şanghay evinin ne menem bir şey olduğunu görmek isteyenler için en doğru adres: Eski, küçük bir ev müzeye dönüştürülmüş. İki katlı yapıda toplam 10 oda var. Gramafon, eski Şanghay dergileri, klasik bir Çin mutfağı, yatak odalarıyla eski filmlerden çıkmış gibi! Giriş 20 yüen (yaklaşık 3.8 YTL). Müzenin hemen karşısında “2′inci Kat Çayevi”ne uğrarsanız, keyifli bir çay tadımından sonra, üst katta açılan taş köprüden karşıya geçebilir, ücretsiz olarak müzeyi gezebilirsiniz. Bir tür trük! 

ANABEL LEE’DEKİ TÜRKİYE MAVİSİ

Şintiendi semti kafe ve barlar, Çin ve dünya mutfağının sunulduğu restoranlar, çayevleri, sanat evleri, alış veriş dükkânları, sinema salonlarıyla çevrelemiş. Haliyle buranın en güzel tarafı klasik mimarinin olduğu kuzey bloğu. Uzunlamasına küçük bir meydanı var ve kışın dahi hava yağmurlu değilse oturulabiliyor. Kentin iklimi İstanbul’dan biraz daha ılıman. Buradaki kafelerde Çin’de kolay kolay bulamayacağınız güzel pastalar var. Geceleri daha hareketli ve ışıklı. Meydana bakan dükkânlardan birine şair Poe’nun Annabel Lee’sinin adı verilmiş. Desenli mefruşat, mendil, yatak örtüleri için farklı renkler var. Şintiendi’de hemen her ülkeden bir imgenin yansımasını görebiliyorsunuz. Türkiye’yi çağrıştıran tek şeyse Annabel Lee’de satılan desenlerden biri: Turkuaz mavisinin kullanıldığı desene “Türkiye Mavisi” adını vermişler.

xin tian di

Zen mutfağı, adından da anlaşılacağı gibi Doğu mutfağının tüm lezzetlerini taşıyor ve burada yemek adına her şey son derece özenli. İsteyen yemek çubuğuyla isteyen çatal-kaşık gürültüsüyle yemeğini yiyor. Güney bloktaki caz-barda çalan grubu içeride, sıkışık ortamda dinlemek yerine, dışarıda oturarak dinlemek daha zevkli olabilir. Pekin’deki ünlü Yasak Şehir’in içindeki Starbuck’s kafe çehreye uymadığı gerekçesiyle geçen yıl kapatılmıştı (açılmasına neden izin verildiyse!). Şintiendi’de de bir Starbuck’s var (Bu kafe zinciri bu tür mekânları hiç kaçırmıyor, Çin’de, Türkiye’den önce açılmıştı) ve çevreye uyum sağlamış, haliyle kapatılma olasılığı yok. Bu kafenin en güzel tarafı sigara içilmesinin yasak olması. Çok dolu değil ama fiyatlar Türkiye’den de pahalı olabiliyor. Alman Paulaner hafta sonları anlaşılmaz biçimde kalabalık ve müşteriler dışarıya taşıyor.

Güney bloktaki “Yè Shanghai” Şanghay yemeklerini merak edenler için ideal seçim. Ancak Çin’in diğer eyaletlerine göre Şanghay mutfağının ağız tadımıza uymadığını söyleyeyim. Şintiendi’de onlarca kaliteli restoran, kafe var. Çin’in diğer kentleriyle kıyaslarsanız, Şanghay’da hayat pahalılığı yüksek. Şintiendi’deki fiyatlar ise kent ortalamasının da üstünde.

xin tian di

TAKSİCİLER NEHRİ GEÇMEYİ PEK SEVMİYOR

Bu kentin en kötü tarafı akşamları, hele ki hafta sonuysa ve bir de yağmur yağdıysa, taksi bulmanın bir mucize olması. Bulsanız bile, Pudong tarafındaysanız karşı tarafa geçmek pek kolay değil. Çünkü taksi şoförleri iki yaka arasındaki güzergâha gidip gelmeyi istemiyorlar. E, dolmuş kültürü de yok! Halbuki Huangpu Nehri’nin üzerindeki köprü de iki yaka arasındaki tünel de ücretsiz.

Şintiendi’yi modern ve klasik olarak ikiye bölen Şingya (Xing Ye) Caddesi’nin hemen devamında ise Taipingçiao Gölü var. Şintiendi’nin kalabalığından kurtulup nefes almak isteyene alternatif sunuyor. Yürüme mesafesinde ve taksiye de gerek yok!

resim-1511

(Bu yazı 28 Nisan 2008 tarihinde Hürriyet gazetesinin seyahat ekinde yayımlanmıştır. Ancak yukarıdakine biraz müdahalem oldu.)

Mesaj Bırakın!